Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/823 E. 2020/3466 K. 16.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/823
KARAR NO : 2020/3466
KARAR TARİHİ : 16.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Terkin

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı … vekili, dava konusu 1487 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar kesiminde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılarak kamuya terkinine karar verilmesini istemiş ve 30.03.2015 tarihli duruşmada alınan beyanında, tapuda şerh edilen miktar kadar kısım yönünden iptal kararı verilmesini istediklerini beyan etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, 1487 parselde davalı adına kayıtlı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan 29,34 m²’lik kısmının tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına dair verilen ilk kararın davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece, hükme esas alınan krokide iptal ve tescil harici bırakılmasına karar verilen 29,34 m²’lik yerin gösterilmediği, hükmün bu hali ile infaza elverişli olmadığı, Mahkemece, iptali ile sicilden silinmesine karar verilen miktarın gösterildiği krokinin fen bilirkişi tarafından çizdirilmesinin sağlanmasından sonra karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozma kararı verilmiş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, 1487 parselde kayıtlı taşınmazın 12.11.2018 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen ve kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan 3.648,43 m²’lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin talebi, dava dilekçesi ve 30.03.2015 tarihli yargılama oturumundaki beyanına göre dava konusu 1487 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilen 29,34 m²’lik kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı iddiasına dayalı tapu iptal ve terkin isteğine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK’nin) 26. maddesinin 1. fıkrasında, hakimin; tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu belirtildikten sonra, bu talepten fazlasına veya başkasına karar veremeyeceği hükme bağlanmıştır. Açılan bir davada hakim, istenilenden fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez. Diğer yandan, Mahkemece, Yargıtay’ın bozma ilamına uyulmakla usuli müktesep hak oluşur. Az yukarıda da belirtildiği gibi, ilk karara ilişkin temyiz incelemesinde iptal ve terkinine karar verilen 29,34 m²’lik kısmın infaza elverişli olacak şekilde gösterildiği krokinin fen bilirkişi tarafından çizdirilmesinin sağlanmasından sonra karar verilmesi gerektiği yönünde bozma yapılmıştır. Bu durum, taraflar lehine usuli müktesep hak doğurur. Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda davacı vekilinin talebi gözönünde tutularak infaza elverişli şekilde anılan 29,34 m²’lik bölümün ifrazen iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmesi gerekirken usul hükümlerine aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.