Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/3661 E. 2020/7092 K. 07.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3661
KARAR NO : 2020/7092
KARAR TARİHİ : 07.07.2020

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ

DAVA : Davacı, işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Taraflar arasındaki, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07/07/2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat … geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait takside şoför olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı taraf süresinde davaya cevap vermemiş, yargılama sırasındaki beyanlarında ise, davacı ile aralarında işçi ve işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının kendi ücretini kendi çalışmasıyla elde ettiğini, söz konusu aracın dava dışı komisyoncuya kiralandığını davacının İş Kanunu kapsamında herhangi bir hak ve alacağı olmamasına rağmen bütün hak ve alacaklarının ödendiğini, buna ilişkin ibraname düzenlendiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında iş ilişkisi olduğu, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmadan fesh edildiği buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ayrıca fazla çalışma, hafta tatili, asgari geçim indirimi, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) İstinaf:
Karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, özetle, ” ilk derece Mahkemesince oluşan kanaat yerinde olup ilk derece Mahkemesinin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine, kararın dayandığı deliller, delillerin takdiri, karar gerekçesine göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddi” gerektiği gerekçesi ile davalı başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı taraf temyiz etmiştir.
G) Gerekçe:
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacıya alacaklarına karşılık işverence bir miktar ödeme yapılıp yapılmadığı ve davacının yıllık izinlerini kullanıp kullanmadığı hususunda, uyuşmazlık vardır.
Davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz edilirken 31/05/2018 tarihli dilekçe ekinde ( Uyap sisteminde kayıtlı) ibraname ve yıllık izin kullanım belgeleri sunulmuştur. Davacı vekili bu belgelerin geçersiz olduğunu, imzanın da davacıya ait olmadığını iddia etmiş ve Mahkemece belgelere itibar edilmemiştir.
Mahkemece, davacı asile bizzat söz konusu belgeler gösterilerek beyanı tespit edildikten ve gerekirse ve imza incelemesi yaptırıldıktan sonra belgelerin değerlendirilmesi gerekirken davacı vekilinin açıklamaları ile yetinilerek sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
H) Sonuç:
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK’nın 373/1 hükmü uyarınca dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.