Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/840 E. 2020/2464 K. 12.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/840
KARAR NO : 2020/2464
KARAR TARİHİ : 12.03.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 14.05.2019 tarihli ve 2018/4150 Esas, 2019/5022 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR
Davacılar, 1489 parsel ile 1477 parsel sayılı taşınmazların 2010 yılına kadar davacı … adına 2010 yılından sonra diğer davacı … adına kayıtlı olduğunu, davalı kurumun taşınmazları çam ağacı dikmek suretiyle işgal ettiğini ileri sürerek malik oldukları dönemler de gözetilerek ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, husumetin Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müdahalenin keşfen sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile toplam 17.390,00 TL ecrimisilin davalıdan alınmasına dair verilen kararın davalı kurum vekilince temyizi üzerine, davalı kurum vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş , karar Dairemizce özetle ; “…… Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ecrimisil hesaplama yönteminin usulüne uygun olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Şöyle ki; tarım arazisi niteliğindeki çekişmeli taşınmazlarda münavebede hangi ürünlerin kullanıldığı ilçe tarım müdürlüğünden sorularak tespit edilmesi ve bu ürünlere göre ecrimisilin hesaplanması gerekirken bilirkişi raporunda bir dönem arpa, bir dönem buğday geliri üzerinden ecrimisilin hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; yukarıdaki yazılı ilkeler doğrultusunda, usuli kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek, tarım arazisi vasfındaki taşınmazlarda ürün gelir metoduna göre bölgede ekilen tarım ürünleri, birim fiyatları ve dekara net verim değerleri ilçe tarım müdürlüğünden sorularak, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığının, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığının belirlenmesi ve alınacak rapora göre hüküm kurulması gerekirken, ilçe tarım müdürlüğünden gerekli bilgi ve belgeler getirtilmeden, bölgede uygulanan münavebeli ürünler tespit edilip bu doğrultuda açıklamalı ve detaylı bilirkişi raporu alınmadan eksik bilirkişi raporu ile yetinilerek sonuca gidilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuştur. Bu defa davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenmiştir.
Davacılar tarafından 28.03.2011 tarihinde Çivril Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/133 Esas – 2011/571 Karar sayılı dosyası ile … hizmet birimi olan Ağaçlandırma ve Erozyon Genel Müdürlüğü aleyhine elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemli açılan davada, 02.11.2011 tarihinde verilen karar ile elatmanın önlenmesi ve kal talepleri yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, ecrimisil yönünden davanın kabulü ile 2006-2011 yılları arası için ecrimisile, fazlaya ilişkin talebin saklı tutulmasına karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 18.07.2013 tarihinde kesinleştiği,eldeki davanın bu dava ile hüküm altına alınmayan kısım için açıldığı sabittir. Her ne kadar dava dilekçesinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı hasım olarak gösterilmiş ise de davalı bakanlığın 04.07.2011 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 645 sayılı Orman Su İşleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK ile kurulduğu, aynı KHK’nin geçiçi 2. maddesi ile; bu KHK’nin yürürlüğe girdiği tarihte, … bünyesinde bulunan Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü’ne ait borç ve alacaklar ile hak ve yükümlülüklerin Orman Genel Müdürlüğü’ne devredildiği anlaşılmıştır. Orman Genel Müdürlüğü , Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı kamu tüzel kişiliğine haiz kamu idaresi olup Devlet Tüzel Kişiliğinden ayrı bir idareye, malvarlığına ve bütçeye sahiptir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK’nin) 124. maddesinde, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği düzenlenmiştir.
Hal böyle olunca, HMK’nin 124. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca; mevzuattaki değişikliklerden kaynaklanan hasım değişikliklerinin kabul edilebilir bir yanılgı olarak değerlendirilerek davanın Orman Genel Müdürlüğü’ne yöneltilmesi için davacılara süre ve imkan tanınması ve ondan sonra esas hakkında karar verilmesi gerekirken yanlış hasım aleyhine hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığı işbu incelemede anlaşılmış olup, Dairemizin 14.05.2019 tarihli ve 2018/4150 Esas, 2019/5022 Karar sayılı ilamında belirtilen sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesi doğru olmadığından karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı kurum vekilinin karar düzeltme isteği yerinde görüldüğünden, Kabulüyle, Dairemizin 14/05/2019 tarihli ve 2018/4150 Esas, 2019/5022 Karar sayılı bozma kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 12.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.