YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2017
KARAR NO : 2012/6081
KARAR TARİHİ : 07.03.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.430 TL’nin istirdadı ile menfi tespitin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava icra takibine dayalı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren İİK’nun 72/7 maddesi uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.Davacı, kardeşi …’un ölmesine rağmen çocuklarının Bağkur’dan yetim aylığı almaya devam etmeleri nedeniyle kardeşinin mirasçısı olan çocukları hakkında takip yapılacağı yerde kardeşi olan kendisi hakkında ve diğer kardeşi … hakkında takip yapıldığını, haksız yere kendisinden 2.400,00 TL tahsil edildiğini ve takibin hala devam ettiğini, davacının borçla ilgisi olmadığını, ancak hataen itiraz edememesi nedeniyle icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile ödediği 2.430,00 TL’nin istirdatı isteminde bulunmuştur.Davalı, davacının takibe itiraz etmeyerek kesinleşmesi nedeniyle davanın reddini istemiştir….6.İcra Müdürlüğü’nün 2007/3170 sayılı ilamsız takiple davalı SGK tarafından davacı ve kardeşi … hakkında 2.422,00 TL asıl alacak, 253,35 TL işlemiş faiz alacağı toplamı 2.675,35 TL için takip yapıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edilip davacı tarafından 24.07.2007, 25.05.2007, 25.06.2007 tarihlerinde toplam 2.430,00 TL ödeme yaptığı ve icra takibinin halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.İstirdat davası yönünden İİK’nun 72/7 maddesi uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre geçmiş ise de henüz ödenmeyen miktar için istenen menfi tespit yönünden herhangi bir karar verilmemiştir. Davacının henüz ödememiş olduğu borç yönünden borçlu olup olmadığı araştırılarak hüküm kurulması gerekirken menfi tespit davası yönünden de hak düşürücü süre geçirildiği gerekçesiyle reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,07/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.