Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/4683 E. 2020/959 K. 06.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4683
KARAR NO : 2020/959
KARAR TARİHİ : 06.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine, ancak:
1-Sanığın, aynı ismi taşıyan akrabası …’un kimlik bilgileri ile kendi fotoğrafını yapıştırarak aldığı nüfus cüzdanı talep belgesi ile nüfus müdürlüğünden nüfus cüzdanı çıkarttırıp bankadan kredi çekmek amacıyla kullandığı iddia edilen olayda; dosya içerisindeki belgelerin incelenmesinden ve UYAP sisteminden yapılan kontrolde, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle 15.11.2012 tarihli iddianame ile resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası sonucunda Muş 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/500 E. 2013/338 K. sayılı ilamı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve bu hükmün 10.10.2018 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; belirtilen dava dosyasının celbi ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı tartışılarak, kesinleşmiş hükmün zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2016 tarih, 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, daha evvel zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak kesinleşen hükme konu eylemler de göz önüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması ve belirlenen ceza kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan fazla ise kesinleşen hükümdeki cezanın mahsubuna, aksi halde ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suça konu belgenin akıbeti hakkında karar verilmemiş olması,
3-5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.