YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8790
KARAR NO : 2020/975
KARAR TARİHİ : 06.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
1) Sanıklar hakkında “2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık …’nın, suça konu faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını, ödemelerin çekle ve mahsuplaşma yoluyla yapıldığını sahte fatura kullanmadığını; sanık …’nın ise şirketin ortağı olduğunu ancak işlerle fiilen ilgilenmediğini savunmaları nedeniyle, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; sanık …’nin şirket işleriyle fiilen ilgilenip ilgilenmediği, şirket faaliyetleriyle ilgili beyanname, fatura, şirkete ait bir belge düzenleyip düzenlemediği, müdür veya ortak sıfatıyla şirketten bir maaş ya da pay alıp almadığının araştırılması, suç konusu faturaları düzenleyen şirketlerin yetkilileri ve mükellefler hakkında sahte fatura düzenleme suçundan dava açılmış olup olmadığının belirlenmesi, açılmış ise, dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması; faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin, sanıkları tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların verilmesi konusunda sanıkların bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması; faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim tesellüm belgelerinin, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeteneği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin, faturaları düzenleyenlere ait yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, ödemelerin çekle yapıldığının anlaşılması halinde, çeklerin doğruluğu bankalar nezdinde araştırılarak, ödemelerin satıcılar hesabına geçip geçmediğinin tespit edilmesi ve faturaları düzenleyen şirketler ile kullanan şirketin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2) Kabule göre de;
a- Sahte fatura kullanma suçunda her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, ancak aynı takvim yılı içerisinde farklı zamanlarda sahte fatura kullanma eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme sahte fatura kullanma suçunu oluşturacağı anlaşılmakla, her takvim yılındaki eylemlerin ayrı ayrı zincirleme biçimde işlenmiş suçları oluşturacağı gözetilmeden ve hangi takvim yılından hüküm kurulduğu da belirtilmeksizin sanıklar hakkında yazılı şekilde tek hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
b- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 43. maddesi uyarınca tayin olunan 3 yıl 9 ay hapis cezasından aynı Kanunun 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması esnasında sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün yerine, 2 yıl 13 ay 15 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
c- 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 06.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.