YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4560
KARAR NO : 2020/5402
KARAR TARİHİ : 01.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten Yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu Demre Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2015 tarih, 2015/231 Esas – 2015/361 Karar sayılı ilamının 5237 sayılı TCK’nin 141/1. maddesinde düzenlenen “hırsızlık” suçuna ilişkin olduğu; denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan hırsızlık suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, söz konusu ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaşmanın sağlanması halinde sanığın güncel adli sicil kaydında ihbara konu olabilecek başkaca ilamların bulunup bulunmadığı da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Sanık hakkında, mahkemenin 27.06.2006 tarih ve 2005/250 Esas -2006/171 Karar sayılı ilamı ile TCK’nin 87/3, 29, 62. maddeleri gereğince verilen 10 ay 24 gün hapis cezasının TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrildiği, hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi yönünden değerlendirilmesi gerekçesi ile Dairemizin 24.11.2010 tarih ve 2008/16794 Esas- 2010/17929 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; Ceza Genel Kurulunun 09.02.2016 tarih, 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı ilamı gereğince sanığın 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle hükmolunan hapis cezasının TCK’nin 50/1.a maddesine göre adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanığın cezasından mağdurun sanığa küfür etmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari (1/4) oranında indirim uygulanması gerekirken, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde, (1/2) oranında indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
4) Kabule göre, sanık hakkında kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nin 53. maddesindeki hak yoksunlukları uygulanmamış ise de; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edildiği de nazara alınarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 01.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.