Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/7895 E. 2020/4752 K. 09.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7895
KARAR NO : 2020/4752
KARAR TARİHİ : 09.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen dosyada davanın kısmen kabulüne, birleşen diğer dosyada davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … Burak tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili asıl dava dosyasının dava dilekçesinde, çekişmeye konu taşınmazların kira gelirlerini murisin öldüğü tarihten beri başta Kasım olmak üzere davalıların tahsil ettiklerini, payına karşılık kendisine herhangi bir şey ödemediklerini, taşınmazlarla ilgili Kasım’ın açtığı ortaklığın giderilmesi davasının kabul edilip satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verildiğini ve satış aşamasında olduğunu ileri sürerek, murisin ölüm tarihinden itibaren şimdilik 10.000. TL ecrimisilin birikmiş faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 21.12.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 68.000,00 TL ecrimisil bedeline yükseltmiştir.
Davacı vekili 2015/1009 Esas sayılı birleşen dava dosyasının dava dilekçesinde, 30/10/2009 tarihinden taşınmazların davalıya satışı ile tescil gördüğü tarihe kadar biriken şimdilik 1.000,00 TL ecrimisilin tahsiline birikmiş faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslahla 28.276,80 TL ecrimisil bedeline yükseltmiştir.
Davacı vekili, 2012/444 Esas sayılı birleşen dava dosyasının dava dilekçesinde, 13.12.2012 tarihinden taşınmazların davalıya satışı ile tescil gördüğü tarihe kadar biriken şimdilik 1.000,00 TL ecrimisilin tahsiline birikmiş faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslahla 29.493,70 TL ecrimisil bedeline yükseltmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl dava dosyasında davanın kısmen kabulü ile 42.394,86 TL ecrimisil alacağının davalı …’dan tahsili ile Bor Noterliğinin 02.12.2013 tarihli ve 10038 yevmiye numaralı veraset ilamındaki payları oranında davacılara verilmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine dair, ilk karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2012/244 Esas sayılı davasında, davalılar …, , … ve … aleyhine açılan davaların feragat nedeniyle reddine, diğer davalı … aleyhine açılan davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile 28.276,80 TL ecrimisil alacağının 13.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’tan tahsili ile Bor Noterliğinin 02.12.2013 tarihli ve 10038 yevmiye numaralı veraset ilamındaki payları oranında davacılara verilmesine, birleşen 2015/1009 Esas sayılı davasının kısmen kabulü ile 17.567,37 TL ecrimisil alacağının 18.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile Bor Noterliğinin 02.12.2013 tarih ve 10038 yevmiye numaralı veraset ilamındaki payları oranında davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen davalar, çaplı taşınmaza yönelik ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı … vekilinin 223 ada 20 parsel sayılı taşınmaza vaki temyiz itirazlarına gelince ;
Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3-131 Esas, 2002/114 Karar sayılı ilamı).
Somut olaya gelince;Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 223 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tarafların miras bırakanı …adına kayıtlı iken, murisin 20.12.1999 tarihinde ölümü ile 23.12.2010 tarihinde mirasçıları adına payları oranında intikal yapıldığı ve taşınmazlarda davacının 1/8 pay sahibi olduğu, taşınmaz üzerinde zemin + beş katlı bina bulunduğunun ve binanın 3. katının davacı, 4. katının davalı kullanımında olduğu, binanın geri kalan kısmının kiraya verildiğinin keşfen belirlendiği anlaşılmaktadır. Ne var ki; davalı kullanımında olan 4. kat için intifadan men şartının gerçekleşmediği hususunda çekişme bulunmamaktadır. Bu durumda 4. kat için ecrimisil talep edilmesi mümkün değildir.
Hal böyle olunca; yukarıda izah edilen hususlar uyarınca hükme esas alınan bilirkişi raporunda 223 ada 20 parsel üzerinde bulunan binanın 4. katı için ecrimisil belirlemesi yapılmış bilirkişi raporuna itibar edilerek asıl ve birleşen davalarda yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.