Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2018/1386 E. 2020/4295 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1386
KARAR NO : 2020/4295
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla … 2. Asliye Hukuk Mahkemesince (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) 2014/257 esas 2016/306 karar sayılı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi’nin 2017/1360-2017/1730 karar sayılı kararının süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalı ile noterde 10/10/2013 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalayarak, davalı müteahhidin yapmakta olduğu ve kendi uhdesinde kalacak 24 ada 14 perselde kaim 3 nolu bağımsız bölümün 102.000,00 TL’ye satışı konusunda anlaştıklarını, satış bedelinin 40.000,00 TL’sini 04.04.2013 tarihinde, 15.000,00 TL’sini 10.10.2013 tarihinde peşinen ödediğini, anlaşmaya göre geri kalan bedelin söz konusu taşınmazın anahtar teslimi ve iskan ruhsatı alındığında ödeneceğini, davalının bu taşınmazı en geç 04.04.2014 tarihinde teslim etmeyi taahhüt ettiğini, taahhüdün ihlali hali için sözleşmeye cezai şart konulduğunu, ancak inşaatın tamamlanmadığını, iskan ruhsatının alınmadığını, bu nedenle … 2. Noterliğinin 10.10.2013 tarih, 8613 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin, … 2. Noterliğinin 07.04.2014 tarih ve 2983 yevmiye ile fesh edildiğini İleri sürerek 55.000,00 TL’nin ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 100.000,00 TL cezanın sözleşmenin feshinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, inşaatı %90 oranında tamamladığını, arsa sahibi ile olan birtakım sorunlar nedeniyle gecikme yaşandığını, bu sebeple söz konusu tarihte teslimi yapamadığını, kötü niyetin söz konusu olmadığını, sözleşmede cezai şartın tapu devrini vermekten ve sveya sözleşmeden cayması haline ilişkin olduğunu sözleşmeden caymadığını veya tapu devrini vermekten kaçmadığını bu nedenle ceza istenemeyeceğini inşaatı bitirmek için çabaladığını, sözleşmeyi davacının tek taraflı feshettiğini, bu sebeple cezai şart istemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın 6098 sayılı T.B.K. 179/f2’e gereği; davacı tarafın ancak edimin ifası ile birlikte cezai şartın tahsilini talep edebileceği, sözleşmenin feshi ile birlikte cezai şartın tahsilin talep etmeye yönelik seçimlik hakkının olmadığı” hükmünü içerdiği bilirkişi raporunun 3. Maddesine göre uygun bir “dönme cezası” olduğu ve koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davacı tarafça ödenen 55.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının ödemiş olduğu 40.000,00 TL’ye ödeme tarihi olan 04.04.2013 tarihinden, 15.000,00 TL’ye 10.10.2013 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, karar verilmiş; karara karşı, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesince, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
SONUÇ: Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davacının yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 18,50 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 08/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.