Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2017/3885 E. 2020/4250 K. 04.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3885
KARAR NO : 2020/4250
KARAR TARİHİ : 04.06.2020

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen dosya davacısı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı site yönetimi ile arasında güvenlik hizmet sözleşmesi yapıldığını, güvenlik hizmetinden kaynaklanan alacak borç ilişkisi nedeniyle biri … Anadolu 16. İcra Dairesinde, diğeri … Anadolu 14. İcra Dairesinde olmak üzere iki ayrı takip yaptığını, ancak davalı site yönetiminin bu takiplere itiraz ederek takiplerin durmasına neden olduğunu belirterek … Anadolu 16. İcra Müdürlüğü’ne ait 2013/9972 E. sayılı takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı dava dosyası ile birleştirilen … 3. Tüketici Mahkemesinde açılan 2013/1556 E. sayılı dava dosyasında da; … Anadolu 14. İcra Müdürlüğü’ne ait 2013/9077 E. sayılı takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, birleştirilen her iki dava dosyası yönünden 28.901,29-TL + 12.969,00-TL = 41.870,29-TL toplamı kabul edilerek asıl alacak üzerinden; icra takibinin … Anadolu 16. İcra Müdürlüğü’nün 2013/9972 E. Sayılı dosyası üzerinden asıl alacak miktarı olan 12.969,00-TL üzerinden; icra takibinin … Anadolu 14. İcra Müdürlüğü’nün 2013/9077 E. sayılı dosyası üzerinden 15.970,29-TL+ 12.931,00-TL = 28.901,29-TL asıl alacak yönünden icra takiplerinin takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile takiplerin devamına karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen dosya davacısı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince hâkimin, tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerekmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmektir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.
Öyle ki, İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Ayrıca 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde; hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsayacağı, hükmün sonuç kısmında ise, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, tefhim edilen kısa kararda; davanın kabulüne, birleştirilen her iki dava dosyası yönünden 28.901,29-TL toplamı kabul edilerek asıl alacak üzerinden; icra takibinin … Anadolu 16. İcra Müdürlüğü’nün 2013/9972 E. Sayılı dosyası üzerinden asıl alacak miktarı olan 12.969,00-TL üzerinden; icra takibinin … Anadolu 14 İcra Müdürlüğü’nün 2013/9077 E. sayılı dosyası üzerinden 15.970,29-TL asıl alacak yönünden icra takiplerinin, takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile devamına karar verilmiş, gerekçeli kararın hüküm kısmında ise; davanın kabulüne, birleştirilen her iki dava dosyası yönünden 28.901,29-TL + 12.969,00-TL = 41.870,29-TL toplamı kabul edilerek asıl alacak üzerinden; icra takibinin … Anadolu 16. İcra Müdürlüğü’nün 2013/9972 E. Sayılı dosyası üzerinden asıl alacak miktarı olan 12.969,00-TL üzerinden; icra takibinin … Anadolu 14. İcra Müdürlüğü’nün 2013/9077 E. sayılı dosyası üzerinden 15.970,29-TL+ 12.931,00-TL = 28.901,29-TL asıl alacak yönünden icra takiplerinin takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile devamına, karar verilmiş olmakla kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Bu husus, az yukarıda açıklanan kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm fıkrasının birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olup, mahkemece, 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi, kısa karar ile gerekçeli karar ve hüküm fıkrası arasındaki çelişki giderilecek şekilde ve ayrıca asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği hususu da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre asıl ve birleşen dosya davacısının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle asıl ve birleşen dosya davacısının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Asıl ve birleşen dosya davacısı:
29,20 TL P.H. İade