YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8745
KARAR NO : 2020/4743
KARAR TARİHİ : 15.06.2020
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla … Anadolu 4. Tüketici Mahkemesince 2015/799 esas 2016/2036 karar sayılı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 2017/240-2017/236 karar sayılı kararının süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 2005-2014 yılları arasında davalı üniversitede eğitim ve öğrenim gördüğünü, eğitim öğretim süresi boyunca bazı derslerden başarısız olup, yıllık eğitim öğretim ücretini ödemiş olmasına rağmen, aynı derslerin ücretini yeniden ödemek zorunda bırakıldığını, örgün eğitimde bir defa alınan eğitim ücretinin, başarısız ders ve akademik yetersizlik gibi adlar altında tekrar talep edilmesinin davalı üniversite için haksız kazanç oluşturduğunu ve okuldan ilişiğin kesilmesi tehdidi altında kalan öğrencinin iradesinde sakatlığa sebebiyet verdiğini, davalı tarafça kendisinden haksız tahsil edilen miktarın tespiti bu aşamada mümkün olmadığından davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş; bu karara karşı davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacının istinaf itirazlarını inceleyen … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesi kararını usûl ve yasaya uygun bulmuş ve davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Bu karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, başarısız derslerin tekrarı nedeniyle davalı üniversite tarafından fazladan alındığı iddia edilen eğitim ücretinin istirdatı talebine ilişkindir. İlk derece Mahkemesi, mali müşavir bilirkişi …’ndan uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak kök ve ek rapor almış ve bilirkişi raporunda yapılan tespitleri esas alarak ‘davacı öğrencinin normal eğitim öğretim süresi olan 2005-2010 yılları arasında her yıl alttan ve ilk defa alınan derslerin bulunduğu, davalı üniversite önlisans ve lisans eğitim-öğretim ve sınav yönetmeliğinin 37 ve 38. maddelerine göre, belli bir not ortalamasını sağlayamayan öğrencilerin bu koşulu sağlayana kadar üst yarıyıldan ders alamayacaklarının düzenlendiği, davalı üniversitenin 2/11/2016 tarihli yazısında yaz okulu haricinde, öğrenci ücretlerinin dönemlik olarak alındığı, dönem içinde alttan alınan dersler için ayrı bir ücret alınmadığının bildirildiği, Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığının 18/3/2015 tarih ve 2015.12 sayılı kararından, öğrencilerden dönem tekrarı veya normal öğrenim süresini aşan eğitim-öğretim yılı/dönemi için ücret alınıp alınmayacağı hususunun yükseköğretim kurumları tarafından kararlaştırılabileceğinin anlaşıldığı, bu halde normal eğitim öğretim süresi olan 2005-2010 yılları arasında alttan ve ilk defa alınan derslerin ayrı ayrı ücretlendirilmeyip dönemlik olarak alındığı, 2010 yılından sonra ücret alınmasının ise Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığının 18/3/2015 tarih ve 2015.12 sayılı kararına göre davalı üniversitenin takdirinde olduğu’ gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, davacının anılan karara yönelik istinaf başvurusu ise Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmiştir.
İlk derece mahkemesinin, hükmüne dayanak yaptığı bilirkişi raporlarını tanzim eden yeminli mali müşavir bilirkişinin Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) mevzuatı konusunda uzman olup olmadığı anlaşılamamıştır. Davacının bilirkişi raporuna itirazında ileri sürdüğü iddiaları da dikkate alındığında anılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişsiz olduğu görülmüştür. Bu durumda, Mahkemece, tarafların iddia ve savunmalarını karşılayacak şekilde, özellikle YÖK mevzuatı konusunda uzman bilirkişi heyetinden, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınmak sureti ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, Bölge Adliye Mahkemesince bu husus gözetilmeden davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi usûl ve yasaya aykırıdır. Davacının temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesinin hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Hukuk Dairesinin 2017/240 e- 2017/236 k. sayılı kararının kaldırılarak … Anadolu 4. Tüketici Mahkemesinin 2015/799 e.-2016/2036 k. sayılı hükmünün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 15/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.