YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/12699
KARAR NO : 2020/2289
KARAR TARİHİ : 18.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mahkeme kararının hükme uygun şekilde gerekçeli olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bu sebeple bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan dava zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)20/01/2011 tarihli görgü tespit tutanağı ve 15/06/2012 tarihli bilirkişi raporu çerçevesinde, suça konu mobiletin müştekinin oturduğu ve etrafı 120 cm yüksekliğinde bahçe duvarı ile çevrili 4 adet kapısı bulunan apartmana ait eklenti niteliğindeki bahçeden çalınmış olması karşısında sanığın suç tarihi itibarıyla eylemine uyan TCK’nun 142/1-b maddesine göre uygulama yapılması gerekirken suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek TCK’nun 141/1 maddesinin uygulanmasıyla sanık hakkında eksik ceza tayini,
2)Sanığın başka bir hırsızlık suçundan yakalandığında henüz müştekinin müracaatı olmadan müştekinin adresini tarif ederek buradan bir mobilet çaldığını, ancak sonrasında tanımadığı bir şahsa sattığını beyan ettiği, sattığı şahsın tespit edilemediği ve mobilete ulaşılamadığı, müştekinin soruşturma aşamasında dinlenmesi esnasında zararın kendisine ödendiğine yönelik bir beyanının bulunmamasına ve yargılama aşamasında da dinlenmemesine rağmen mahkemece müştekinin zararının soruşturma aşamasında giderilmiş olması nedeniyle TCK’nun 168/1 maddesi uygulanarak eksik ceza tayini,
3)T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK’nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 18/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.