YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/941
KARAR NO : 2020/1379
KARAR TARİHİ : 26.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, … Sakarya İl Müdürlüğüne bağlı …Çocuk Yuvası Müdürlüğünde özel hizmet alımı kapsamında çalışmakta iken 31/12/2009 tarihi itibariyle iş hakkı feshedilen … Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu aleyhine iş akdinden doğan tazminat davası açtığını davanın kabulüne karar verildiğini Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, alacaklı vekili tarafından icra takibine başlandığı, ve 28/05/2015 tarihinde 13.441,29 TL icra dosyasının ödeme yapılmak suretiyle dosyanın işlemden kaldırıldığı ileri sürerek, söz konusu tazminatın davalı şirketler tarafından ödenmesi gerekirken davacı tarafından ödenmiş olması sebebiyle ödenen bedel olan 13.441,29 TL nin ödeme tarihi olan 28/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı işçinin davacı kuruma ait işyerinde bakım işlerini üstlenen firmaların işçisi olarak çalıştığı ve işverenlerin ihale süresinin sona ermesinden sonra çıkışı yapılarak kurumdan iş alan yeni işveren yanında sigorta girişi yapılmak suretiyle çalıştığı, yüklenici firmalar arasındaki ilişkinin işyeri devri niteliğinde bir ilişki olduğu bu sebeple her bir iş verenin kendi zamanında geçen hizmet süresi ve devir tarihindeki ücret tutarına göre hesaplanacak tutardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 13.059,44 TL’nin davalılardan çalıştıkları dönemle sorumlu olmak üzere alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (HUMK) 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle HUMK’na eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2016 yılı için 2.190 TL’dir.
Dava dilekçesinde, 13.441,29 TL’nin tahsili istenilmiş olup, mahkemece, davanın 13.059,44 TL yönünden kısmen kabulüne dair verilen karar, temyiz eden davacı açısından yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı cihetle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden,davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle,davacı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE, 26.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.