Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/3833 E. 2019/7575 K. 16.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3833
KARAR NO : 2019/7575
KARAR TARİHİ : 16.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı …, davalıların kardeşi olduğunu, Bartın Merkez …nde bulunan ve anne babasından miras yoluyla intikal eden taşınmazları, kira getirecek ev ve dükkanları, davalıların kullanmakta olduğunu, davalı …’in ise yeni evin ve üç dükkanın zilyedi olduğunu, kira geliri de olduğunu, yani kiraya isteyenlere de vermediğini kendisinden çekinmekte olduğunu, parsellerin tamamının … dahilinde olduğunu, parsel numaralarının 359-534-483-578-471-466-457 olduklarını, bu parsellerde mısır, buğday, sebze, meyve ziraat yapılmakta olduğunu, ayrıca kavak ziraati de yapılmakta olduğunu bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere annesinin ölümünden bu yana geçen 5 senelik ecrimisil olarak 15.000 YTL’nin davalılardan yasal faiziyle birlikte kullandıkları oranda tahsiliyle tarafına verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacının hakkına bir müdahelenin olmadığını, davalının kendi hakkını kullandığını, dava edilen evi kendisinin yaptığını, evin kendisine ait olduğunu, evin altında dükkan olmadığını garaj, depo, kömürlük olarak kullandığını, annesinin bu evi 1993 de noter senediyle kendisine verdiğini, annesine kendilerinin baktığını, noter senediyle aldıktan sonra evi kendisinin yaptığını, davacının evde hiçbir hakkının olmadığını,parsellerde ziraat yapılmadığını, boş olarak durduğunu, davalı … ve ailesinin sadece kendi ihtiyacı için bahçe olarak kullandıklarını, onu da kendi hakkına düşen kısımda yaptıklarını, dört kardeş olduklarını, davacının merkezde, kendilerinin ise köyde oturduğunu,davacının miras yoluyla intikal eden hisselerine kimsenin dokunmadığını, davacının kendi hisselerini kullanabileceği, davacının şimdiye kadar kullanmak için bir girişimde bulunmadığı, ecrimisil talep etmesini gerektirecek bir gelir elde etmediği, herhangi bir zirai ürün de elde etmediğinden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, mirasçılar arasında görülen ecrimisil davasıdır.
Dava konusu parsellere ilişkin, somut olayın özelliği gereği, yemin delili üzerinde durulması gerekmektedir. Yemin; bir tarafın mahkeme önünde belirli bir vakıanın doğruluğu konusunda yasanın öngördüğü şekilde yaptığı beyandır. İspat yükü altında bulunan taraf delil listesinde bulunması koşuluyla uyuşmazlığı çözüme bağlayıcı bir vakıa hakkında hasmına yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, son çare olarak başvurulan bir delildir. Başka bir deyişle, yemin deliline başvurabilmek için öncelikle yemin önerisinde bulunanın ileri sürdüğü diğer delillerin incelenmesi ve bunların yeterli olmadığının anlaşılması gerekir.
O halde, mahkemece yapılması gereken iş, yukarıda bahsi geçen ilkeler ışığında, eldeki davanın 1086 sayılı HUMK zamanında açıldığı ve davacının dava dilekçesinde her türlü delil demek suretiyle yemin deliline dayandığı gözetildiğinde, öncelikle davacı tarafa yemin teklif hakkını kullanmak isteyip istemediğinin sorulması (HMK mad. 227), yemin teklif edildiği ve davalı taraf da bu teklifi kabul ettiği takdirde HMK’nin 228. vd. maddelerinde gösterilen usul uygulanarak yeminli beyanının alınması, yeminin şartlı olup-olmadığının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre dava konusu parseller yönünden, davacının ecrimisil isteği hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacının sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 388/4. (HMK madde 297/ç) ve 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.