YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2260
KARAR NO : 2020/5104
KARAR TARİHİ : 16.03.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılaması
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suç tarihinde 11 yaşında bulunan mağdur …’in TCK’nin 86/3-b fıkrasına göre, yaşı itibariyle beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğu, bu hususta rapor aldırılması gerekmediği anlaşılmakla, tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1) Sanık … hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanıklar hakkında verilen 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, dosyanın temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Üst Cumhuriyet savcısının sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Üst Cumhuriyet savcısının, hükmün tefhiminden itibaren 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 310/3. maddesinde öngörülen bir aylık yasal süresi içinde hükmü temyiz etmesi gerekmesine rağmen, mahkemenin 12.06.2019 tarihinde tefhim olunan kararını 17.07.2019 tarihinde temyiz etmesine göre, üst Cumhuriyet savcısının bir aylık süreden sonraki temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun REDDİNE,
3) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesinde “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.” şeklinde değişiklik yapılmış ise de; suç tarihinden sonra yapılan söz konusu değişikliğin sanık aleyhine olduğu ve değişiklik tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabilecek olması, sanığın sabıkasız olması, hakkında takdiri indirim yapılması ve hükmolunan hapis cezasının TCK’nin 51. maddesine göre ertelenmesi hususları birlikte gözetildiğinde, kanuni olmayan gerekçe ile sanık hakkında daha öncesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Sanıklar … ve …’nun, mağdura yönelik fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirdikleri eylemlerine ilişkin kurulan hükümlerde her iki sanık bakımından temel ceza belirlenirken “suçun işleniş biçimi” gerekçe gösterildiği halde, … hakkında adli para cezası tercih edilirken, sanık … hakkında yetersiz gerekçe ile hapis cezası tercih edilmesi sureti ile çelişkiye düşülmesi,
c) Adli emanetin 2014/11 sırasında kayıtlı 400 cm boyunda gri renkli internet kablosunun müsadere edilip edilmeyeceği hususunda karar verilmemesi,
d) Hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama gideri dökümü ve miktarının gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 16.03.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.