Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/2271 E. 2012/7083 K. 19.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2271
KARAR NO : 2012/7083
KARAR TARİHİ : 19.03.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 6.500 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, ½ paydaş olduğu 20 parsel ile Hazineden ecrimisil ödemek sureti ile kullanım hakkını devir aldığı 21 parselin 2007 yılında davalı tarafından pancar ekilmek suretiyle işgal edildiği ileri sürülerek 6.500,00 TL ecrimisilin tahsili istenilmiştir.Davalı savunmasında, taşınmazın davacının kardeşine ait ½ hissesini satın aldığı ve iyiniyetli olarak 2007 yılında pancar ektiğini haksız işgalci olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davacının dava sebebini ortaya koyamadığı gibi tanık beyanlarından da anlaşılamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.TMK.’nun 995. maddesine göre; iyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır.Ecrimisil, hak sahibi zilyedin, kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır.Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, ilke olarak ecrimisil davası taşınmazın maliki tarafından açılabileceği gibi zilyedi tarafından da açılabilir. Dava, hukuksal nitelikte 20 parsele ilişkin paydaş olmaya; 21 parsel için ise Hazineden kiralama hakkına ilişkin olarak kullanılan yerin davalı tarafından haksız işgali nedeniyle ecrimisil istemine ilişkindir.Somut olayda, 20 parselin ½ hissesinin 2006 yılında davalı tarafından dava dışı malikten satın alındığı ve davacının bu pay yönünden şufa hakkını kullandığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar ½ hisse için davacı tarafından şufa bedelinin ödenmesi tarihine kadar davalının kullanımının iyiniyetli kabulü gerekmekte ise de satım akdinin dışında kalan ve davacıya ait bulunan ½ payın işgali nedeniyle bu pay ile 21 parsel yönünden davalının iyiniyetli kabulüne olanak bulunmamaktadır. Davacı ile dava dışı paydaşın taşınmazın kullanımı yönünden yaptıkları anlaşma davalı hakkında hüküm ifade etmeyecektir. O halde mahkemece, HUMK.75/2 ve 179/3 ve 6100 sayılı yasanın 31. madde hükmü gereğince davayı aydınlatma görevinin hakime ait olduğu gözetilerek açıklanan ilkeler yönünden inceleme ve araştırma yapılarak davalının haksız işgalinin kapsam ve tutarı araştırılarak esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.