Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/8538 E. 2020/1051 K. 06.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/8538
KARAR NO : 2020/1051
KARAR TARİHİ : 06.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, müvekkilinin kayden maliki olduğu 23 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 3675 metrekarelik bölümünün komşu 24 parselde kiracı bulunan davalı şirket tarafından kum yığmak suretiyle kullanıldığını, ayrıca taşınmazın büyük bölümünün kazılıp 84.550 metreküp kum çıkarılarak haksız kazanç elde edildiğini, taşınmazın jeolojik yapısının bozulduğunu, tarım yapılamaz hale getirildiğini ileri sürerek 3675 metrekarelik bölüm yönünden 7.350,00 TL ecrimisil, haksız kazanç elde ettiği 200.000,00 TL kum bedeli ve taşınmazın tarım arazisi niteliğini kaybetmiş olması nedeniyle değer farkı olarak 40.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir .
Davalı şirket vekili , davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil ve maddi tazminat istemine ilişkindir .
Yapılan yargılama neticesinde ilk kararda Mahkemece, 20.000 TL kum bedeli yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olup bu sebeple ecrimisil ve tazminat talebinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 3.Hukuk Dairesince kum bedelinin verilmesinin hatalı olduğu , ecrimisil ve yeniden arazide tarım yapılması için gereken ıslah bedeli ( arazinin tecavüz edilen kısmının bedelini geçmemek üzere ) yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak Mahkemece ikinci kararda davanın kısmen kabulüne karar verilerek 2.289 TL ecrimisil ve taleple bağlı kalınarak 40.000 TL eski hale getirme bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 1.Hukuk Dairesince ecrimisile hükmedilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davacı yanın tüm ve davalı tarafın bu hususa dair temyiz taleplerinin reddi ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazları bakımından taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil, eski hale getirme talepli Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1082 Esas nolu dosyada özellikle eski hale getirme talebinin kabul edildiği ve kararın 14.04.2006 tarihinde kesinleştiği de gözetilerek alanında uzman jeoloji mühendisinin de bulunduğu yeni bir heyetle keşif yapıp taşınmazın eski hale getirilip getirilmediğinin tespit edilip, eski hale getirilmemiş ise Yargıtay 3 Hukuk Dairesi bozmasında değinildiği üzere tazminatın hesaplanıp taşınmazın işgal edilen bölümünün rayiç değeri de gözetilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yetinildiği gerekçesiyle karar bozulmuş, eldeki temyize konu kararla da Mahkemece davanın kabulüne, 40.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir .
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı vekilinin müvekkilinin kayden maliki olduğu 23 parsel sayılı taşınmaza bitişik 24 parselde kiracı bulunan davalı şirket tarafından kum yığmak suretiyle tecavüzde bulunulduğu , taşınmazın büyük bölümünün kazılıp kum çıkarılarak haksız kazanç elde edildiği, tarım yapılamaz hale getirildiği iddiasıyla tecavüz edilen alan için 7.350,00 TL ecrimisil, 200.000,00 TL kum bedeli ve taşınmazın tarım arazisi niteliğini kaybetmiş olması nedeniyle değer farkı olarak 40.000,00 TL’nin davalılardan tahsili talebinde bulunulduğu sabittir .
Bilindiği üzere, HMK’nin 297/2. maddesinde: “ hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir .” düzenlemesi yer almaktadır .
Somut olayda; nihai karar ile davanın kabulüne, 40.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de; yukarıda açıklandığı üzere davacı yanın talepleri göz önünde bulundurulduğunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi ve taraflara yüklenen sorumlulukların, borç ve tanınan hakların tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya koyulması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir .
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.