YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4755
KARAR NO : 2020/1606
KARAR TARİHİ : 04.03.2020
Mahkeme : … 80. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması nedeniyle mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Karar tarihinde başka suçtan ayrı yargı çevresinde bulunan…A Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığın alınan savunmasında duruşmadan vareste tutulmak istediğine dair talebi bulunmadığından, sanığın hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2) Kabule göre de; 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. madde ve fıkrası gereğince, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Bilinen en son adres esas alınarak, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, Diyarbakır Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedbirin yerine getirilmesi için sanığın MERNİS adresine MERNİS adresi olduğu belirtilmeden çıkarılan çağrı davetiyesinin iade gelmesi üzerine Kanun ve Yönetmelik gereği tebligata şerh düşülmek suretiyle tebliğ işlemi yapılmadan Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ yapıldığı, bu suretle tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, tebliğin geçersiz olması nedeniyle 25.06.2013 tarih, 2013/78 esas 2013/750 karar sayılı denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar verilmesi yerine, yargılamaya devamla mahkûmiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 04.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.