YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5567
KARAR NO : 2020/1639
KARAR TARİHİ : 20.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalı kardeşi ile 1/2’şer oranda paydaş oldukları dava konusu 12 parselde iki dükkan yaptıklarını, davalının dükkanın birisini lokanta ve birini de birahane olarak kiraya verdiğini ileri sürerek dava tarihinden geriye dönük olarak 5 yıl için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 43.000 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, bilahare 09.09.2013 tarihinde davasını 58.296 TL’ye ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2.Dosya içeriği ve toplanan delillerden eldeki davanın 22.12.2006 tarihinde açıldığı, davacı vekilinin dava tarihinden itibaren geriye dönük olarak ve fazlaya dair hakları saklı tutularak 43.000 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini istediği, bilahare 09.09.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle talebin 58.296 TL’ye arttırıldığı sabittir.
HMK’nin 448.maddesinde bu kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı belirtilmiştir. Eldeki dava 1086 sayılı HUMK döneminde açıldığından HMK’nin belirsiz alacak davasına ilişkin 107.maddesinin somut olayda uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Mahkemece ıslah ile artırılan kısımlara karşı süresi içinde zamanaşımı savunmasında bulunulmasına rağmen ıslaha değer vermek suretiyle ıslah edilen miktarın hüküm altına alınmış olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.