YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/9475
KARAR NO : 2020/3294
KARAR TARİHİ : 10.06.2020
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek karar verildiği ek kararın duruşmalı olarak temyizi üzerine dava değeri itibariyle duruşma isteminin reddine karar verilmiş olup, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanuna paralel olarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yapan 18.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu’na eklenen geçici 7. maddesine göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun temyize ilişkin hükümleri, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.
2.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun’un 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 364/1. maddesine göre, bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen miktar ve değeri onbin Türk Lirasını geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 24.11.2016 tarihli, 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarihli ve 7165 Sayılı Kanun’un 1. maddesi ile de 28/02/2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na çıkarılmıştır.
Somut olayda. Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 09.05.2017 tarihli ve 2015/906 Esas-2017/448 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacı üçüncü kişi vekili tarafından, davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, davacı üçüncü kişi vekilince karara karşı temyiz yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince, 23.01.2018 tarihli ek karar ile Daire kararının kesin nitelikte olması nedeniyle HMK’nin 366 maddesi yollamasıyla 346/1 maddesi gereğince davacının temyiz talebinin reddine karar verildiği, bu kez son kararın temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu değerin, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, İİK’nin 364/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin son kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine dair son kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 10.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.