YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6733
KARAR NO : 2012/7302
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren zorunlu sigortalılık ve 2925 sayılı Yasa ile çakışmayan süreler dışında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren(1996 yılı grup no:3001-6) 30.07.2003 tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili 13.10.2011 tarihli duruşmada, dava konusu yapmadığı 20.10.1994 tarihini izleyen aybaşından itibaren tespit talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile denmek süretiyle davacının 01.11.1994-01.10.2003 tarihleri arasında zorunlu sigortalılık ve 2925 sayılı Yasa ile çakışmayan sürelerde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
HUMK.’nun 83. ve devam maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya istem sonucunun değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir davanın açılması olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur.Öte yandan harca tabi davalarda her dava açılırken
davalıdan başvurma harcı ile nispi harca tabi davalarda nispi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin olarak alınır. Gerekli harçlar alındıktan sonra dava dilekçesi esas defterine kaydedilir ve dava, dava dilekçesinin esas defterine kayıt edildiği tarihte açılmış sayılır.
Somut olayda, ıslah sözlü yapılabilmesi yönünden şekil şartına sahip ise de peşin maktu ıslah harcı yatırılmadan yapıldığına göre mahkemece usulüne uygun olmayan ıslaha değer verilerek 01.11.1994-30.04.1997 tarihleri arasındaki döneme ilişkin istemin kabulüne karar verilmiş olması ve çakışan sigortalılık bulunmadığı halde çakışan sürelerin dışlanmasına şeklinde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.