YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5218
KARAR NO : 2020/3276
KARAR TARİHİ : 29.06.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/03/2018 tarih ve 2016/272 E- 2018/46 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 17/10/2019 tarih ve 2018/1486 E- 2019/1015 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı TPMK vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “LİNEN” ve “LİNENS” esas unsurlu markalarının, herkes tarafından iyi bilinen, tanınmış markalar olduğunu, davalı yanın müvekkili şirketin tescilli markalarında esas unsur durumunda bulunan “LİNENS” ibaresi ile açıkça iltibas yaratacak şekilde “Blinen” ibaresini asıl unsur olarak ihtiva eden “Blinen by Banu Kızıltoprak+şekil” markasının 24 ve 35. sınıflarda tescili için başvuruda bulunduğunu, markaların 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında görsel olarak birbirleri ile benzer bulunduklarını, bu konudaki itirazlarının davalı TPMK’nin 2016-M-4824 sayılı YİDK kararı ile haksız şekilde reddedildiğini ileri sürerek, davalı Türk Patent YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, “linen” sözcüğünün Türkçe “keten” anlamına geldiğini, müvekkilinin ev tekstil üretimi yaptığını ve keten kumaşları da ağırlıklı olarak kullandığını, bu sebeple söz konusu ibareyi markasında kullanmasının son derece olağan olduğunu, taraf markalarının benzer bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; 2015/37649 sayılı “BLİNEN by Banu Kızıltoprak” ibareli davalı marka başvurusu ile davacının “LİNENS” ibareli markaları arasında, davalı başvurusunun kapsadığı tüm mal ve hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davacının “LİNENS” markasının tanınmış marka olmasının iltibası arttırdığı, “BLİNEN” ibareli marka başvurusunun kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPMK YİDK’nın 06/05/2016 tarih 2016-M-4824 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2015/37649 sayılı “Blinen by banu kızıltoprak” ibareli markanın tescilli olduğu 24 ve 35. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karara karşı davalı TPMK ve davalı şirket vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler ve emtilar arasında, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunduğu, ayrıca davalı Şirketin marka tescil başvurusunun 24 ve 25. sınıflara özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetlerinin de davacının 24 ve 25. sınıfta tescilli bulunan markaları ile iltibas oluşturduğu, zira ticari bir malı üreten işletmenin, ürettiği malı satmasının, işin doğası gereği ve ticari faaliyetin zorunlu bir sonucu olduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 29/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.