Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2018/10541 E. 2020/13889 K. 22.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/10541
KARAR NO : 2020/13889
KARAR TARİHİ : 22.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında iftira suçundan dava açıldığı anlaşılmakla; tebliğnamedeki kabule göre kısmında belirtilen (1.) nolu bozma düşüncesine ve hüküm gerekçesinde ve hükümde TCK’nın 292/2 maddesi uygulandığı anlaşılmakla; bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- TCK.nın 271. maddesinde tanımlanan suç uydurma suçunun, kişinin işlenmemiş olan bir suçu işlenmiş gibi, aynı Kanunun 270. maddesinde düzenlenen suç üstlenme suçunun ise, kişinin gerçekte hiç işlenmemiş veya başkası tarafından işlenmiş olan bir suçu kendisinin işlediğinden bahisle yetkili makamlara bildirimde bulunmasıyla oluşacağı nazara alındığında, kardeşi … ve üvey kardeşi … ile birlikte açık kimliklerini bilmediği ancak isim ve lakabını verdiği 3 kişiyi öldürdüklerini belirten sanığın eyleminin, kendisi yönünden TCK’nın 270. maddesinde tanımlanan “Suç üstlenme” suçunu, kardeşi ve üvey kardeşi yönünden ise TCK’nın 267. maddesindeki “İftira” suçunu oluşturacağı, sanık hakkında suç uydurma suçundan açılan ancak iftira suçundan hüküm kurulan aynı mahkemenin 2013/596 Esas sırasında görülmekte olan davanın duruşması sırasında aynı beyanları tekrarlaması üzerine mahkeme tarafından sanığın yer gösterme işlemi yapılması için … iline getirildiğinde, bu beyanlarından dönmesi üzerine açılan iş bu dava ile aynı mahkemenin 2013/596 Esas sayılı dava dosyasına konu eylemin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle birleştirilerek sanığın tek fiille gerçekleştirdiği ve iki ayrı suçu oluşturan eylemi nedeniyle TCK.nın 44. maddesinde öngörülen fikri içtima hükümleri gereğince daha ağır cezayı içeren TCK.nın 267/1, 43/2. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Karar gerekçesinde sanık hakkında TCK.nın 43/2 maddesinin uygulandığından bahsedilmesine karşın, hüküm kısmında TCK.nın 43/2. maddesi uygulanmaması suretiyle gerekçe ile kısa karar arasında çelişki yaratılması,
b- Sanığın suç isnadı üzerine mağdurlar hakkında 09.12.2013 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildikten sonra iftira suçundan açılan davada, sanığın iftirasından 05.06.2014 tarihinde mağdurlar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra döndüğü anlaşılmakla; sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde TCK.nın 269/2 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. ve 326/son maddeleri gereğince ceza miktarı yönünden kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 22.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.