Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2019/1610 E. 2020/3166 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1610
KARAR NO : 2020/3166
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun kapsamında tazminat
Hüküm : Davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabülü ile 100.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 15.09.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine

Davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2009 tarih, 2004/393 Esas – 2009/390 sayılı kararında; davacının 24/04/1981 tarihinde gözaltına alındığı, 27/05/1981 tarihinde tutuklandığı, hakkında terör örgütüne üye olmak ve örgütün bazı eylemlerine fiilen katılmak iddiasıyla kamu davası açıldığı, davacının 27/07/1991 tarihinde tahliye edildiği, 765 sayılı TCK’nın 146. maddesi gereğince anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, üzerine atılı diğer suçlardan beraate karar verildiği, verilen mahkumiyet kararın temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08/01/2013 tarih, 2012/7907 esas 2013/128 karar sayılı ilamı ile sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verildiği anlaşılmakla; davacının beraat ettiği suçlar nedeniyle hakkında gözaltı veya tutuklama tedbirinin uygulanıp uygulanmadığı araştırılıp, gözaltı ve tutuklama yapılmış ise davacı hakkındaki müzekkere ve tutanaklarının Yargıtay denetimine elverişli aslının veya onaylı suretlerinin dosya arasına alınarak 466 sayılı Kanun kapsamında davacının uzun tutukluluk nedeniyle tazminata hak kazanıp kazanmadığı tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 466 sayılı Kanunda uzun süre yargılanma nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlaline dayalı olarak ve zamanaşımı nedeniyle düşme durumunda tazminat hakkının düzenlenmediği gözetilmeden davanın reddi yerine yazılı şekilde davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet kararının zamanaşımı nedeniyle düşmesi ve davacının 32 yıl süre ile yargılandığı gerekçelerine dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.