Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/13196 E. 2012/7208 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13196
KARAR NO : 2012/7208
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi

Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılar toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı işverenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece sigortalı ölen işçinin annesi davacı … ile kardeşi … maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine, davacı baba … yönünden 8.555.56TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline manevi tazminatın ise kısmen kabulü ile anne ve baba yönünden 5.000’er TL kardeş yönünden 4.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı şirkete ait … faaliyet gösteren otelde 15.8.2010 tarihinde vakumlu süpürge ile otele ait havuzun tabanındaki pislik ve tortuların temizlemekte olan sigortalı … elindeki aliminyum saplı süpürgenin sapının enerji nakil hattına değmesi sonucu elektrik akımına kapılarak öldüğü, mahkemece hükme esas alınan 8.9.2008 tarihli kusur raporunda, davalı işveren … Tur.ve Yat Limanı A.Ş.%60 oranında kusurlu olduğu bu kusurun %5’nin ceza yargılaması neticesinde suçlu bulunan … ’e ait olduğu davacılar murisi Halil Hayati Balcının ise %40 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği bu kusur dağılımının olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Sigortalının ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 12. maddesinde sigortalının iş kazası sonucu ölümü halinde hak sahiplerine gelir bağlanacağı bildirilmiş, 506 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde ” geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve babasına” ibareleri 29.7.2003 tarihli 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa’nın 35. maddesi ile değiştirilerek ” sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Yasa’ya göre bağlanan aylık hariç olmak üzere bunlardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına” ibareleri getirilmiştir. Sosyal güvenliğe ilişkin yasaların yürürlüğe girmeleri ile birlikte derhal tesirini husule getireceği tartışmasızdır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. H.G.K.’nun 06.04.2005 tarihli, 2005-10-183 Esas, 2005-241 Karar nolu kararı da bu yöndedir.Bu durumda aylık bağlama hakkını doğuran olayın sözü edilen yasa değişikliği olduğu gözetilerek şartlar oluşuyor ve ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra ise aylığın ölüm tarihini takip eden aybaşından, ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce ise aylığa 01.09.2003 tarihinden itibaren hak kazanılacağının kabulü gerekir.
Somut olayda Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan tahkikat sonucunda olayın iş kazası olarak kabul edildiği ancak davacı hak sahibi anne ve babanın gelir bağlanması yönünden Kuruma yaptıkları başvuru üzerine Kurum tarafından sigortalının sağlığında düzenli biçimde anne ve babasının geçiminin sağlanmadığı gerekçesiyle gelir bağlanması istemlerinin reddedildiği Kurumun bu kararına karşı anne … tarafından Ankara 9.İş Mahkemesinin 2005/94 E,2005/1078 K sayılı dava dosyası ile tespit davası açılarak davacıya 506 sayılı Yasanın 24.maddesi uyarınca 1.1.2005 tarihinden itibaren iş kazaları ve meslek hastalıkları sigorta kolundan aylık bağlanmasına karar verildiği bu kararın Dairemizin 25.9.2006 gün ve 2006/11411 E,2006/8859 K sayılı kararı ile onandığı anlaşılmaktadır Alınan hesap bilirkişi raporuna göre davacı anne yönünden tüm maddi kaybının SGK tarafından bağlanan gelirle karşılandığı tespit edilmiştir.Baba yönünden ise yukarıda açıklanan doğrultuda, gelir bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına yapılan başvuru reddedildiğinden davacı babaya SGK aleyhine dava açmak üzere önel vermek, o davayı bu dava için bekletici mesele saymak, kesinleşen mahkeme kararı ile dava reddedilmiş ise maddi tazminat isteminin reddine karar vermek, dava kabul edilmiş ise Kurumca bu işlemlerin yapılmasından sonra davacı babaya bağlanan gelirin hüküm tarihine en yakın tarihteki en son peşin sermaye değerini sormak, hüküm tarihine en yakın tarihteki veriler gözetilerek davacının maddi zararını yeniden hesaplatmak, hesaplanan bu miktardan bağlanan gelirin en son peşin sermaye değerini düşmek suretiyle karşılanmayan maddi zarar miktarını tespit ederek sonuca gitmektir .Bu konuda hesap bilirkişisi tarafından Ankara 9.İş Mahkemesinin kesinleşen kararında ölenin anne ve babasının SGK tabi çalışması ve o Kurumlardan aylık ve gelir alma durumunun olmaması nedeniyle sigortalının yaşasa idi babasına destek olacağı yönündeki tespitle sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
O halde,davalı işverenin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 03/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.