Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/11808 E. 2012/8440 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11808
KARAR NO : 2012/8440
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı murisi, …’in 16/06/2004-06/12/2008 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitiyle, borçlanma talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacı murisinin vergide kayıtlı olduğu 16.06.2004-06.12.2008 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 19.03.2009 tarihli borçlanma talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile, davacı murisinin 16.06.2004-06.12.2008 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında çalıştığının tespiti ile davacının borçlanma talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
1479 sayılı Bağ-Kur Kanununda 506 sayılı Yasanın 79/10.maddesine benzer şekilde geçmiş günlerin tespitine yönelik yasal düzenleme mevcut değildir. Başka bir anlatımla Bağ-Kur Kanununda açık bir hüküm olmadığından geçmiş hizmetlerin tespitine olanak yoktur. Öte yandan, 5510 sayılı Yasa’nın geçici 8.maddesinde, bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve
tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğünün bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlayacağı, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine göre sigortalı sayılanların hak ve yükümlülüğünün ise 7. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre başlayacağı, ancak, bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentlerine göre sigortalı sayılanlardan bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren sigortalılıkları başlatılanların, bu Kanunun yürürlük tarihi ile 4/10/2000 tarihi arasında geçen vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydıyla, sigortalının bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunması halinde, vergi mükellefiyet sürelerinin tamamı için 80 inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine göre talep tarihindeki prime esas kazancının % 32’si üzerinden borçlanma tutarının hesaplanacağı ve sigortalıya tebliğ edileceği, sigortalının kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi halinde, bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği, sigortalıya tebliğ edilen borç tutarının bu süre içerisinde tam olarak ödenmemesi halinde bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceği ve ödenen tutarın bu Kanunun 89. maddesine göre iade edileceği bildirilmiştir.
Somut olayda, davacı murisinin sigortalı olarak tescilinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı murisinin uyuşmazlık konusu 16.06.2004-06.12.2008 tarihleri arasında vergi kaydı bulunduğundan sigortalılık niteliği taşımakta ise de muris 01.10.2008 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmadığından sigortalılık hak ve yükümlülüğünün 01.10.2008 tarihinden itibaren başlatılmasına yönelik Kurum işlemi yerindedir. Ancak süresi içinde murisi adına borçlanma talebinde bulunan hak sahibi olan davacının murisi adına borçlanma talebinde bulunabileceğinin kabulü gerekir.Hal böyle olunca, davacının borçlanma talebinin reddine ilişkin Kurum işlemi yasaya aykırı olup mahkemece borçlanma talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesi yerinde ise de vergi mükellefiyet sürelerine ilişkin hesaplanacak borçlanma tutarının sözkonusu Yasada belirlenen süre içinde ödenmesi halinde bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği belirtildiğinden, mahkemece borçlanma tutarının tamamı henüz ödenmediğinden, vergide kayıtlı sürenin sigortalılık süresi olarak tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nın 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek, yerine “1-Davanın kısmen kabulü ile, davacının murisi adına 16.06.2004-01.10.2008 tarihleri arasındaki vergi mükellefiyet sürelerini borçlanabileceğinin tespitine,aksine Kurum işleminin iptaline, fazla istemin reddine,
2-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yatırılan 31,20-TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.000,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 1.000,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 144,50TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 72,25TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 17/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.