Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/14401 E. 2011/19718 K. 06.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14401
KARAR NO : 2011/19718
KARAR TARİHİ : 06.12.2011

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(KAPATILAN … 3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ)

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere toplum 50.000 TL manevi 400 TL maddi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Hükmün duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde taraflar ve vekilleri gelmediler. Evrak üzerinde inceleme yapılarak işin karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dilekçesi ile; müvekkillerinin, …Belediyesi evlendirme dairesinde yapılan nikah töreni ile evlendiklerini; evlenme merasiminden önce, nikah töreninin fotoğraflanması ve kamera ile görüntülenmesi için …Belediyesinin sadece davalı şirkete yetki vermesi nedeni ile davalı şirket ile anlaştıklarını ve 400 TL para ödediklerini; ancak, nikahtan sonra fotoğraf ve kamera kayıtlarını almaya gittiklerinde, sadece fotoğrafların teslim edildiğini, kamera kayıtlarının kaybolduğu belirtilerek verilmediğini; müvekkillerinin, insan hayatında çok özel bir gün olan nikah törenlerinin görüntülenmemesi nedeniyle çok üzüldüklerini ileri sürerek; müvekkilleri için, 400 TL maddi, 25.000’er TL manevi tazminat olmak üzere, toplam; 50.400 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; “…davalılardan …, her ne kadar husumet itirazında bulunmuş ise de; davalılar arasındaki sözleşmenin içeriğinin davalılar arasındaki iç ilişkiyi yansıttığı gibi, anılan sözleşmede üçüncü kişilere verilecek zararlardan kimin sorumlu olacağı hususunda da açık bir hüküm bulunmadığından; davacı tarafın zararından davalıların birlikte sorumlu olacakları belirlendiğinden, davalı tarafın itirazları yerinde bulunmamış … aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Gerekçesiyle” davanın kısmen kabulü ile, 300 TL maddi tazminatın ve 5.000’er TL olmak üzere toplam 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınmasına ve davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, BK.’nun 355 ve devamı maddelerinde ifadesini bulan eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için bu çerçevede bir inceleme ve araştırma yapılmalıdır.1-) Davalı … Başkanlığının temyiz itirazları yönünden;Taraflar arasında, dava konusu fotoğraf çekimi ve nikahın kamera ile görüntülenmesi hususunda yazılı bir anlaşma bulunmamaktadır. Sözleşme davacılar ile davalı şirket arasındadır. O halde mahkemece; davalı … hakkındaki davanın, sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle, husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kısmen kabule ilişkin hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
2-) Davalı Şirketin temyiz itirazları bakımından;Davacıların, çok özel bir günlerinin (nikah törenlerinin) kameraya alınmaması ve bu yüzden duydukları üzüntü nedeniyle; üzüntü ve acılarının bir nebze giderilmesi bakımından manevi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik yok ise de; hükmedilen manevi tazminat miktarı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hak ve nesafet kuralları dikkate alındığında, çok yüksek bulunmuştur. Zira, manevi tazminat bir ceza değildir. Bununla beraber kişinin mal varlığındaki eksilmeyi telafiye yönelik tazminat olarak da düşünülemez. Parasal olarak değerlendirilmeye alınması üzüntünün tam olarak karşılanmasını amaçlamaz. Temel düşünce bozulan ruhi dengenin onarılıp kısmen olsun düzeltilmesidir. Tazminat miktarı haksız eylemi özendirmeyecek, ayrıca mağdur açısından zenginleştirme aracı da olmayacak seviyede tutulmalıdır. Mahkemece, bu ilkeler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.