YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1820
KARAR NO : 2020/3854
KARAR TARİHİ : 23.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Men’i, Ecrimisil, Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın men’i müdahale talebinin kabulüne, kal yönünden feragat nedeniyle reddine ve ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili, davalılardan … ve … vekili, davalılardan … vekili ile davalılardan … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, müvekkillerinin asaleten veya mirasçı sıfatıyla dava konusu 279 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, davalılardan …’nin 10 dönüme, …’ın 1,5 dönüme, …’nin yaklaşık 6 dönüme, … ve …’in birlikte 2,5 dönüme tecavüz ederek uzun yıllardır kullandığını belirterek müdahalelerinin men’ine, dikilmiş ağaçların kal’ine ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 6.350,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olup 13.11.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile, davalı …’den 15.211,76 TL, …’den 18.744,57 TL, …’dan 4.411,53 TL, … ve …’den 6.736,81.TL ecrimisil talep edilmiştir.
Davacılar vekili, yargılama aşamasında kal talebi yönünden davadan feragat etmiştir.
Davalılar … ve … vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalılar … ve …, davanının reddini savunmuştur.
Mahkemece, men’i müdahale talebinin kabulüne, kal yönünden feragat nedeniyle reddine ve ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalılardan … ve … vekili, davalılardan … vekili ile davalılardan … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Davalılardan … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Gerekçeli kararın davalılardan … vekiline 28.01.2016 tarihinde tebliğ edildiği, yasal 15 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra, davalı vekili tarafından 15.02.2016 tarihinde temyiz dilekçesinin gönderildiği, temyiz yoluna başvurma ve karar harcının yatırılmadığı, temyiz yoluna başvurma ve karar harcının Dairemizin 03.12.2019 tarihli kararı sonucunda tamamlandığı görülmekle, temyiz dilekçesinin süresinde olmadığı anlaşıldığından reddi gerekmiştir.
2. Davacılar vekili, davalılardan … ve … vekili ile davalılardan … ve …’nun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
(a) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekili, davalılardan … ve … vekili ile davalılardan … ve …’nun aşağıdaki bentleri kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
(b) Sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli 279 parsel sayılı taşınmazın davacılardan …, …, … ile ( bir kısım davacıların miras bırakanları) ….adına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olduğu, …….’in güncel veraset ilamlarının dosya arasında bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere; ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.
Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
Hemen belirtmek gerekir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve 6100 sayılı HMK’nin 266. vd. maddelerine uygun olmalıdır.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu Gıda Tarım ve Hayvancılık İl veya İlçe Müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir. Ecrimisil miktarı belirlenirken, İl veya İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden dava konusu dönemler itibariyle münavebeye esas ürünler, verim miktarları ve kilogram satış değerleri sorulup, resmi veriler dosyaya konularak, bu veriler nazara alınmak suretiyle her dönem için belirlenecek üründen elde edilecek net gelire hükmedilir.
Somut olaya gelince; hükme esas alman bilirkişi raporunun hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu, ekildiği bildirilen ürünlerin birim fiyatları ve dekara verim değerleri, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı sorulup, resmi veriler dosyaya konulmamış, resmi ve bilimsel dayanaklar denetime elverişli olacak şekilde gösterilmediği gibi (ilk dönem) 2009 yılına yönelik net gelir hesaplaması yapıldıktan sonra takip eden yıllara yönelik ÜFE artış oranları uygulanarak çözüme gidildiği anlaşılmaktadır. Bu şekilde karma bir (tarla-arsa şeklinde) hesaplama yöntemi sekildiği görülmektedir.
Hal böyle olunca, mahkemece, (öncelikle) yukarıda izah edildiği üzere İl veya İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden dava konusu dönemler itibariyle münavebeye esas ürünler, verim miktarları ve kilogram satış değerleri sorulup, resmi verilerin dosyaya konulması, aynı şekilde davacılar vekiline süre ve imkan tanınmak suretiyle vefat eden tapu maliklerinin güncel mirasçılık belgelerinin temin edilmesi, bu şekilde bir kısım davacıların miras paylarının net olarak belirlenmesi, akabinde konusunda uzman bilirkişiler eşliğinde keşif yapılarak, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca araştırma ve inceleme yapılması, taşınmazın sulu ve/veya kuru niteliğinin tereddüde mahal bırakılmayacak şekilde tespit edilmesi, hasıl olacak sonuca göre ( mirasçılık belgeleri de dikkate alınarak) belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bendin (b) harfi ile gösterilen nedenlerle davacılar vekili, davalılardan … ve … vekili ile davalılardan … ve …’nun yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalılardan … vekilinin temyiz dilekçesinin (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, davacılar vekili, davalılardan … ve … vekili ile davalılardan … ve …’nun ise diğer temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bendin (a) harfi ile gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 23.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.