YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10383
KARAR NO : 2013/5446
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’nın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla 28.11.2009 tarihinde adına kayıtlı iki taşınmazdan birini davalı …’a,diğerini de …’e,…’in de 19.12.2008 tarihinde davalı …’e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu … vekili,taşınmazların bulunduğu yer itibarıyla Karaburun Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava konusu davalı …’a sattıkları taşınmazla ilgili davayı kabul ettiklerini ,ancak davalı …’e sattıkları taşınmazla ilgili satışın piyasa değeriyle yapıldığını ve gerçek bir satış olduğunu,satış bedelinin müvekkilinin kanser tedavisi için kullanıldığını, takip konusu borcun büyük kısmının müşteri çeklerinin tahsili ile ödendiğini,davalı …’yi hiç tanımadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, 7.2.2010 tarihli dilekçesi ve ilk duruşmadaki beyanı ile kendisine satışı yapılan taşınmazla ilgili davayı kabul ettiğini, mahkeme masrafı ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
Davalı …,dava konusu taşınmazı borçlunun temerrüdünden önce ve rayiç değerle aldığını, … Yapı Hastalıkları Çözümleri İnşaat Harita Ticaret Ltd.Şti’nin kendisine ve eşine ait olduğunu, şirket faaliyetleri içinde taşınmaz alım satım işlerinin de bulunduğunu, 28.4.2006 -7.5.2010 tarihleri arasında ondokuz adet taşınmaz aldığını, dava konusu taşınmazı nakit sıkıntısı nedeniyle sattığını ve iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddi ile ihtiyati haczin kaldırılmasını ve teminat alınmasını savunmuştur.
Davalı …, dava konusu taşınmazı vekili aracılığıyla ve iyiniyetli 4.kişi olarak 24.600,00 TL bedelle aldığını ödemeyi banka aracılığıyla yaptığını belirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu 173 ada 8 parsel yönünden tapu maliki davalı … açılan davayı kabul ettiğinden bu taşınmaz ve davalı yönünden davanın kabulü ile bu parsel yönünden tasarrufun iptaline, davacıya alacak ve fer’ileriyle sınırlı cebri icra yetkisi tanınmasına, dava konusu 585 ada 3 parsel yönünden ise taşınmazın tapudaki satış bedeli olan 16.000,00 TL ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değeri olan 22.000,00 TL arasında fark bulunmadığı, banka dekontuyla satış bedeli olarak 24.600,00 TL ödendiğinin davalı tarafından ispatlandığı, davacı tarafından davalılar … ve …’in İİK 280/1 madde kapsamında kötüniyetli olduklarının ispatlanmadığı gerekçesiyle dava konusu 585 ada 3 parsel yönünden davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu 585 ada 3 parsel yönünden taşınmazın tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değeri arasında misli fark bulunmadığından dava konusu 28.11.2009 tarihli tasarruf mahkemece de belirlendiği gibi İİK 278/3-2 madde gereğince iptale tabi değildir.Ancak,davalı …’in 24.6.2010 tarihli cevap dilekçesinden
davalı borçlunun satış tarihinde mali durumunun iyi gözüktüğünü belirttiği,adı geçen davalı 3.kişinin Karaburun gibi küçük bir ilçede taşınmaz alım satımı ile uğraştığı,davalı borçlunun aynı gün iki taşınmazı birden satması (28.11.2009 tarihinde taşınmazlardan birini davalı …’e, diğerini davalı …’ya satması)gibi maddi ve hukuki delillere göre dava konusu 585 ada 3 parsel yönünden davalı borçlu ile davalı … arasındaki 28.11.2009 tarihli tasarruf yönünden davalı …’in borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olup olmadığının değerlendirilmesi, anılan tasarrufun İİK 280/1 madde gereğince iptale tabi olup olmadığının belirlenmesi davalı … yönünden iptal koşularının oluşmaması halinde şimdiki gibi davanın reddine, iptal koşullarının oluşması halinde ise İİK 283/2 madde kapsamında sorumluluğunun gözardı edilmeden hüküm kurulması yerine eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bette açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 15.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.