Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/7190 E. 2012/7200 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7190
KARAR NO : 2012/7200
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından 30/04/2006 tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyizine gelince
Davacı, ilk pirim kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşı olan 1.5.1996-tescil 1.5.2006 tarihleri arasında tarım Bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davanın 1.5.1996-31.12.1996,1.6.2002-30.4.2006 tarihleri yönünden kabulüne karar verilmiştir.karra yasal süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasada, 506 Sayılı Yasanın 79. maddesindeki gibi, geçmiş Tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Anılan yasanın 5. maddesinde, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı  belirtilmiştir. Yasanın 10. maddesindeki kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un  prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
 İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında  süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
 Prim kesintisinin bulunmadığı yıllarda, tarımsal faaliyetin saptanması bakımından, ürünlerin ne şekilde değerlendirdiğini ortaya koymak, davacının tarımsal faaliyete elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını araştırmak, tarımsal faaliyetin taşınmazların kiralanması suretiyle yürütüldüğü iddia ediliyor ise, bu konuda taşınmazların kimden, hangi yıllar için kiralandığı, hangi tarımsal ürünlerin üretimi için faaliyette bulunulduğu, kiralayan kişinin Tarım Bağ-Kur sigortalılığının bulunup bulunmadığı, kiracının kiralama yoluyla tarımsal faaliyetini yürütmeye elverişli tarımsal alet edevatının bulunup bulunmadığı gibi ayrıntılı araştırma yapmak, gerektiğinde tarımsal faaliyetin yapıldığı iddia edilen dönemdeki muhtar ve azaların bilgilerine başvurmak, özetle, tarım faaliyetinin devam edip etmediğini hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya koymak ve sonucuna göre hüküm kurmak gerekir.
Somut olayda, davacı 1.5.2006 tarihnde Kurum tarafından 2926 sayılı Yasa uyarınca tarımBağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilmiştir.Davacı 22.1.1998 tarihinden itibaren Dinar Ziraat Odasına ,8.1.1993 tarihneden itibaren de Dinar Pancar ekicileri Koparatifine kayıtlıdır ve bu kayıtları dava tarihi itibariyle halen devam etmektedir.24.500metrekarelik tarla vasfındaki taşınmazında 4/8 oranında hissedarı olduğu Dinar tapu Müdürlüğünün yazı cevabından anlaşılmaktadır.Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Burdur Şeker Fabrikası 28.10.2011 tarihli yazı ile davacının 1994 -2008 tarihleri arasında aralıksız olarak ürün teslim ettiği ancak teslim ettiği bu ürünlerden yanlızca 1996,2002,2003 ,2006,2007,2008 ve 2009 yıllarında prim kesintisinin yapıldığı bildirilmiştir.Bu durumda davacının pim kesintisi bulunmayan 96-2002,2004-2005 yılları arasında da bu fabrikaya ürün teslim ettiği ve mahkemece tespit dışı bırakılan 1.1.1997-31.5.2002 tarihleri arasındada tarım Bağ-Kur sigortalılık şartlarını taşıdığı açıkça ortadadır. Mahkemece davanın tamanının kabulü yerine kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.M.K.’nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine;
1-Davanın kabulü ile davacının 01.05.1996-30.4.2006 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa gereği Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine,
2-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin ve başvurma harcı toplamı 36.80-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine,
3-Davanın kabulü nedeniyle hüküm tarihinde uygulanmakta olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.200.00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak vekille temsil edilen davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 76.00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 03/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.