YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1551
KARAR NO : 2020/1846
KARAR TARİHİ : 15.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, davacının S.S. Martı Konut Yapı Kooperatif’in başkanı iken, 2010 yılının Aralık ayında kooperatifin acilen 15.000.-TL’ye ihtiyacı olması nedeni ile iskan ruhsatı alınması için, üyelerden bu paranın acilen toplanması mümkün bulunmadığından, müvekkilinin bankadan şahsi kredi çekip, bunu kooperatifin menfaatine kullandığını, davacının kooperatiften 15.398,00.-TL alacaklı duruma geçtiğini, davalı kat maliklerinin 08.07.2013 tarihli toplantısında, bu alacağın 13.333,81.-TL’sinin kat malikleri kurulunca kendisine ödenmesine karar verildiğini belirterek, 13.333,81.-TL’nin 08.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birisinin mahkememize başvurarak dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini istemeleri halinde, dosyanın görevli ve yetkili Keşan Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacak tahsili istemine ilişkindir.
Davacı S.S. Martı Konut Yapı Kooperatifinin başkanı iken kooperatif üyeleri adına kendi hesabından yaptığı ödemelerin tahsilini istediği anlaşılmakla; öncelikle mahkemece davacının paranın iadesi kararının alındığını iddia ettiği 08/07/2013 tarihli toplantının kooperatif toplantısı mı yoksa ferdileşmeden sonra gerçekleştirilen Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca kat malikleri kurulu toplantısı mı olduğunun tespiti ile uyuşmazlığa uygulanacak kanunun Kooperatifler Kanunu mu yoksa Kat Mülkiyeti Kanunu mu olduğunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Her ne kadar mahkemece yukarıda belirtilen şekilde araştırılma yapılmaksızın uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklandığından bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de bu durumda dahi Dairemizin 14/06/2017 tarih 2017/2040 E. – 2017/5397 K. sayılı iademiz sonrası gelen tapu kayıtlarından sitenin birden fazla parsel üzerine kurulu bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde dahi davaya konu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve Kat Mülkiyeti Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin 5711 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanununun 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşıldığından, uyuşmazlıkta Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Buna göre görev hususu da genel hükümler uyarınca belirlenmelidir.
Hukuki uyuşmazlıklarda asliye mahkemelerinin görevi asıl, sulh mahkemesinin görevi ise istisnadır. Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler asliye mahkemesinde görüleceğinden; mahkemece, davaya devam edilerek uyuşmazlığın Kooperatifler Kanunu mu yoksa Kat Mülkiyeti Kanununa mı tabi olduğu hususunun açıklığa kavuşturulması bundan sonra görev ve işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, değinilen hususlar dikkate alınmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 15/06/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.