YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15616
KARAR NO : 2013/4100
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın davalı kurumca yapılan yol yapım çalışmaları sırasında gerçekleşen trafik kazası sonucu hasarlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla sigortalıya ödenen tazminatın kusur oranına göre 5.429,60 TL’sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili, kusura İtiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunan cevap vermemiştir
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davalı … Müdürlüğünün gerçekleşen kazada kusursuz olduğunun anlaşılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı …, kamu hizmeti sırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Olay idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan, zararın ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 2. bendi hükmünce tam yargı davasının konusunu
oluşturur. Bu davaların ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2.maddesi hükmü uyarınca, idare aleyhine idari yargı yerinde tam yargı davası olarak açılması gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re’sen dikkate alınması zorunludur.
Somut olayda, yol yapım çalışmaları sırasında trafik işaret levhalarını yönetmeliklere uygun biçimde düzenlemeyen ve gerekli önlemleri almayan … aleyhine hizmet kusuruna dayanılarak dava açıldığından, mahkemece, adli yargının yargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.