Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/12711 E. 2011/19723 K. 06.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12711
KARAR NO : 2011/19723
KARAR TARİHİ : 06.12.2011

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 5.100 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde Davacı Vek.Av. … geldi. Davalılar ve vekilleri gelmediler. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; davacıların; dava konusu taşınmazın maliki olduklarını; davalı kurum … ve Taşeron Şirket… Ltd. Şti. 2005 yılında, müvekkilleri davacılara ait araziden boru hattı geçirdiğini ve boru döşemek amacı ile taşınmazda kazı çalışmaları yaptığını; döşediği boruların üzerini uzun zaman kapatmayarak müvekkillerinin tarladan istifadelerini engellediğini; müvekkilleri tarladan yılda iki ürün alacak şekilde istifade ettiklerinden, davalıların eylemi sonucu 2.ürünü alamadıklarını iddia ederek; fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere, 5.100 TL ecrimisilin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Islah dilekçesi ile de; müddeabihin 59.340,66 TL’ye yükseltilmiştir.Davalı … vekili; bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, dava dilekçesindeki vakıalar, yapılan işlemin haksız fiil olduğunu gösterdiğini; fiili el kopma işleminin hukuka uygun olarak yapıldığından dolayı müvekkili idarenin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.Davalı … Ltd. Şti vekili ise; müvekkili şirket tarafından hiçbir biçimde haksız bir eylem ya da işlem yapılmadığını, kamulaştırma sınırı dışına taşılmadığını, ecrimisil talep koşullarının da oluşmadığını savunarak; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; işgal edilen kısmın işgal edilen süredeki (74 günlük) ecrimisil bedelinin davacılara ödenmesi gerektiği kanaati ile, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin bütün, davacılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; yıllık ürün geliri metodu esasına göre, işgal edilen süreler ve talep de gözetilerek şıklı olarak ecrimisil bedelleri hesaplanmıştır. Mahkemece, açılan çukurların üzerlerinin örtülmediği süre dikkate alınarak, 74 güne tekabül eden ecrimisile hükmedilmiştir.Oysa, ürün metodu esasına göre, hesaplama yapıldığında; davacının talebi (yılın 2.ürününe göre ecrimisil isteği) dikkate alınmalıdır. Mahkemece, bu çerçevede bir inceleme ve araştırma yapılarak, yörede(3.sınıf kuru tarım arazisi olan taşınmazda) ikinci ürün olarak hangi ürünün ekilip- biçildiği, gerekirse Tarım İlçe Müdürlüğünden de sorularak, oluşacak sonuç dairesinde hüküm kurulması gerekmektedir.
Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.