YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1170
KARAR NO : 2020/5766
KARAR TARİHİ : 03.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyetler
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında mağdur …’i kasten yaralamadan ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefetten kurulan hükümler bakımından yapılan incelemede,
Sanığa yüklenen suçların gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihi olan 06.11.2006 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nin 223/8 maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2) Sanık hakkında mağdurlar … ve …’ı kasten yaralamadan kurulan hükümler bakımından yapılan incelemede,
Sanığın, mağdurlar … ve …’a eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/3 maddeleri kapsamında kaldığı, bu maddelerde öngörülen ceza miktarları gözetilerek zamanaşımı süresinin TCK’nin 66/1-d maddesi uyarınca 15 yıl olduğu ve bu sürenin de henüz dolmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesi gerektiğine dair görüşe iştirak olunmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanığın mağdur …’ı hayati fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyecek, mağdur …’ü hayati fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı olayda; 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinin 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olduğu da dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi gereğince, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve eylemine uyan 5560 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nin 86/1,86/3-e, 87/3. maddeleri kararın gerekçe bölümünde eyleme uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde değişiklikten sonraki yasa maddeleri ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanığın da içinde olduğu arabaya mermi isabet ettiği dikkate alındığında, her iki tarafın da önce diğer tarafın kendine saldırdığını beyan ettiği ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 2002-367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (1/4) oranında uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.