YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9221
KARAR NO : 2010/14236
KARAR TARİHİ : 25.10.2010
Davacı, davalı işverene ait işyerinde 01.10.1981-03.04.1982 tarihleri arası dönemdeki sigortalı çalışmalarının tespitini istemiştir.
Mahkemece; davacının, davalı işverene ait işyerinde 01.10.1981 tarihinde bir gün süreyle çalıştığının tespiti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan S.. B.. avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve ……..r tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurum’un aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
a-506 sayılı Kanunun 60/G maddesinde “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” hükmü öngörülmüştür. Maddedeki “malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanlar” sözcüklerinin, sigortalılar yararına bir yorumla, tabi olması gerekenleri de kapsadığının kabulü gerekir. Öte yandan davacının, aynı Kanunun geçici 54. maddesi kapsamında 01.04.1981 tarihinden önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescili bulunmadığı da belirgindir. Bu nedenle, 01.02.1965 doğumlu olan davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşın doldurulduğu 01.02.1983 olarak kabulü, bu tarihten önceki hizmet sürelerinin ise yalnızca prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde karar tesisi isabetli görülmemiştir.
b-Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.5.2008 gün ve 10-370/410 sayılı kararında da belirtildiği üzere, bu tip hizmet tespiti davalarında,davanın kısmen reddine karar verilmesi halinde davalı kurum lehine de ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken, sadece davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç :1-Hükmün 1 no’lu bendinin son satırının son cümlesinden sonra gelmek üzere “…sigortalılık başlangıç tarihinin 01.02.1983 olduğunun ve 01.10.1981 tarihindeki bir günlük süre yönünden ödenecek sigorta priminin, prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine” sözcüklerinin eklenmesine,
2-Hükmün 3 no’lu bendinin tamamen silinerek, yerine, “Davanın kısmen reddi nedeniyle, davalı Kurum lehine 575,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine” sözlerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.