Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/3739 E. 2020/5628 K. 02.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3739
KARAR NO : 2020/5628
KARAR TARİHİ : 02.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama,4320 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Hükümlerin açıklanması suretiyle mahkumiyetlere dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Gerekçeli karar başlığında katılan … … ile mağdurlar … ve …’ın adı ve soyadının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
2) Hakkındaki hükümlerin açıklanmalarının geri bırakılmalarına karar verilen sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca hakkındaki hükümlerin açıklanması sırasında sanık hakkında infaz edilecek hükümler, kurulan yeni hükümler olacağından kararın dayandığı tüm delillerin, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezalarının şahsileştirilmesi gerektiği nazara alınmadan, yazılı şekilde gerekçesiz hükümler kurulmak suretiyle Anayasa’nın 141, CMK’nin 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
3) 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesinin; “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” şeklinde düzenlendiği, buna göre anılan madde fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca, cezanın kısmen infazı, ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilebilmesinin ancak yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanıklar yönünden mümkün bulunduğu cihetle, hakkında hükümlerin açıklanmalarının geri bırakılmalarına karar verilen sanığın, denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi nedeniyle CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca hakkındaki hükümlerin açıklanması sırasında ilk hükümlerin aynen açıklanmaları ile yetinilmesi gerektiği halde, cezalarının ertelenmesine karar verilmesi suretiyle CMK’nin 231/11. maddesine muhalefet edilmesi,
4) Sanık hakkında 4320 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden ise, hükümden önce, 20.03.2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 08.03.2012 tarih ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 23/1. maddesi ile 14.01.1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’un tümüyle yürürlükten kaldırıldığı, anılan Kanun’un 13/1. maddesinde; “Bu kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi halinde, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hakim kararı ile üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur.” şeklindeki düzenleme ile tedbire muhalefet eyleminin yaptırımının yeniden düzenlendiği, tanımlar başlıklı 2. maddesinin (c) bendinde ise “hakim” tanımının “Aile Mahkemesi hakimi”ni ifade edeceği düzenlemesi karşısında, tedbir kararlarına aykırılık halinde görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olduğu ve bu nedenle görevli mahkemenin yeniden düzenlendiği anlaşıldığından, 4320 sayılı Kanun’a muhalefet suçu açısından, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 02.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.