YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15259
KARAR NO : 2020/3482
KARAR TARİHİ : 16.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu 214 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacılara ait olduğunu beyanla tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar …, …, …, … ve …, davayı kabul ettiklerini beyan etmiş; diğer davalılar, herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen ilk kararın davacılar vekili ile davalılardan …, …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, anılan karar, Daire’nin 12.10.2016 tarihli ve 2016/16177 Esas, 2016/13621 Karar sayılı ilamı ile yargılamanın devamı sırasında yatırılan tamamlama harcının hükmün harçlara ilişkin bölümünde yapılan hesaplamada dikkate alınması gerektiği, davalılar … ve …’ın muhdesatın tespiti davasının açılmasına sebebiyet vermedikleri halde davalı olarak husumet yöneltildiği görüldüğünden davalılar … ve … lehine vekalet ücreti takdiri gerektiğine işaret edilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne, takdiren 16.225,72 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar … ve …’a verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davalılar … ve …’ın davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri belirlendiğine göre, anılan davalılar lehine hukuki yarar yokluğu nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmamış ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile hüküm fıkrasının (6) nolu bendinin ikinci satırında yer alan ”16.225,72 TL nispi” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine “1.980,00 TL maktu” ibaresinin yazılarak eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.