YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6747
KARAR NO : 2020/1095
KARAR TARİHİ : 10.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, davaya konu 1191 ada 173 parselde kayıtlı taşınmaza davalının müdahalesinin önlenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 16.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 1.500 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 422,56 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nin 140/5. maddesi gereğince; ön inceleme duruşmasında, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilir. Bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmalarına karar verilir.
Mahkemece, davaya konu dükkanın davalı şirket tarafından kullanıldığı şirketin vergi levhasının dükkana asılı olduğu, sicil kayıtlarında da adres olarak bu dükkanın olduğu yerin görüldüğü, gerekçesiyle elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davalı tarafın, davalı şirketin müdahalesi olmadığı yönündeki savunması üzerinde yeterince durulmadığı, delillerinin usulüne uygun toplanmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davalı vekili, süresinde sunduğu cevap dilekçesinde, tanık deliline dayandığına göre, Mahkemece HMK’nin 140. maddesine uygun biçimde ön inceleme duruşması yapılarak anılan maddenin 5. fıkrası kapsamında davalı vekiline tanık listesini sunması için sonuçları da hatırlatılmak suretiyle kesin süre verilmesi, bildirilen delillerin toplanması, gösterilen tanıklar mahallinde yapılacak keşifte dinlendikten sonra tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre davacı vekilinin elatmanın önlenmesi talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, elatmanın önlenmesinin kabulüne yönelik temyiz itirazının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin hükmedilen ecrimisile yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.