YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3637
KARAR NO : 2020/5482
KARAR TARİHİ : 02.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında mağdur …’a karşı yaralama eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanığın mağdura yönelik silahtan sayılan sopa ve kürek sapı ile kasten yaralama eylemi nedeniyle kurulan hükümde uygulama maddesinin TCK’nin 86/3-e maddesi yerine TCK’nin 86/3-a maddesi olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanıklar …, …, …, …, … hakkında mağdur …’a karşı yaralama eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Mağdur …’ın kolluk aşamasında ve mahkeme huzurunda alınan ifadelerinde başına sopayla vuranın sanıklardan Süleyman olduğunu, diğerlerinin vurduğunu görmediğini beyan etmesi, doktor raporunda alın kısmındaki 7-8 cm.’lik kesinin yüzünde sabit ize neden olduğunun belirtilmesi karşısında, sanıkların mağdur …’a karşı üzerlerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3) Sanıklar hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas – 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanıklara 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi hükmü gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen TCK’nin 87/1-d-son maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b) Katılan hakkında düzenlenen adli raporlara göre; sanıkların eylemi nedeniyle katılanın, hayati tehlike geçirecek ve vücudunda ağır (4.) derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanıkların en ağır cezayı gerektiren sonuçtan dolayı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son maddeleri uyarınca cezalandırılması ile yetinilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan TCK’nin 87/3. maddesi de uygulanarak ayrıca kırık nedeniyle cezada arttırım yapılması,
c) Katılanın vücudunda oluşan ağır (4.) derece kırıklar nedeniyle birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanıklar hakkında, TCK’nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak TCK’nin 61. ve TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilmek suretiyle alt sınırdan sonuca etkili olacak şekilde uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
ç) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafiin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 02.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.