YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15228
KARAR NO : 2020/639
KARAR TARİHİ : 06.02.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Asıl ve birleştirilen davada davacı, Mahalli İskan Komisyonu’nun 10.07.2007 tarih ve 5 sayılı kararıyla 2510 sayılı Kanun uyarınca davalıların hak sahibi sayılmasına karar verilip 2755 parsel sayılı taşınmazın davalılar adlarına tahsisen tescil edildiğini, bilahare Mahalli İskan Komisyonu’nun 22.03.2012 tarih ve 144 sayılı kararı ile, başvuru veya hak sahipliği karar tarihinden önce davalıların SGK kayıtlarının bulunması ve daha önceden devlet eliyle topraklandırıldıkları gerekçeleriyle hak sahipliklerinin iptaline karar verildiğini, davalıların hak sahipliğinin iptali kararının iptali istemiyle açtıkları davanın Hatay İdare Mahkemesinin 2012/997 Esas, 2012/980 sayılı kararı ile reddedilip kesinleştiğini, kaydın hukuki dayanağının kalmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Asıl ve birleştirilen davada davalılar, hak sahipliği kararının iptaline ilişkin işlemin idari istikrar ve idareye güven ilkelerine aykırı olduğunu belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılar adına oluşan kaydın yolsuz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 10.07.2007 tarih ve 5 sayılı Mahalli İskan Komisyonu Kararı ile başvuru sahibi Abdurrahman ve … ile ailesinin 2510 sayılı İskan Kanunu ve uygulanma yönetmeliği ile genelgeler çerçevesinde tarımsal iskan edilmek üzere hak sahibi sayılmasına karar verildiği, alınan karar gereğince dava konusu 2755 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tescil edildiği, 22.03.2012 tarih ve 144 sayılı Mahalli İskan Komisyonu Kararı ile de, davalıların aile temsilcisi …’in başvuru veya hak sahipliği karar tarihinden önce, SGK kayıtlarının bulunması ve daha önceden devlet eliyle topraklandırıldıkları gerekçeleriyle ile hak sahipliğinin ve daha önce alınan 10.07.2007 tarih ve 5 sayılı Komisyon Kararı’nın iptaline karar verildiği, söz konusu iptal kararına karşı davalılar tarafından Hatay İdare Mahkemesinde açılan davada yapılan yargılama neticesinde, davanın reddine karar verilerek temyizen kesinleştiği, hak sahiplerinden Bayram Can’ın ölümü ile mirasçı olarak babası Adurrahman ve annesi Iraz’ın kaldıkları anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 5543 sayılı İskan Kanunu’nun Geçici 7/3.maddesinde, “ Mülga 2510 sayılı Kanuna göre hak sahibi olanların hak sahiplikleri herhangi bir koşul aranmaksızın bu Kanuna göre devam eder.” düzenlemesi yer almaktadır.
Hal böyle olunca, her ne kadar idare mahkemesinde açılan iptal davasının reddine karar verilmiş ise de, 12.07.2013 tarihinde kabul edilen 6945 sayılı ile Kanun 5543 sayılı İskan Kanunu’na eklenen Geçici 7/3.maddesinde yer alan düzenleme dikkate alındığında davalıların hak sahipliklerinin kayıtsız şartsız devam edeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; davalar birleştirilse de, ayrı dava olma özelliklerini koruduklarından her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi de isabetsizdir.
Davalıların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.