YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21710
KARAR NO : 2020/3262
KARAR TARİHİ : 10.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … ve Münevver tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin 1988 yılında inşaata başladığını ve sonrasında aralıklarla kendi birikimleriyle dava konusu 3 katlı binayı yaptırdığını belirterek, dava konusu 1922 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan üç katlı binanın müvekkiline ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davaya konu taşınmazın muris … tarafından yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … 13.09.2014 tarihli celsede davayı kabul etmişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesatın tespiti talebine ilişkindir.
Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
6100 sayılı HMK’nin 326/1. maddesi uyarınca Kanun’da yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Kanun’da yazılı hallerden birisi hiç şüphesiz Yasa’nın 312/2. maddesidir. Bu madde hükmüne göre davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderinden sorumlu değildir. Hemen belirtmek gerekir ki; anılan maddenin uygulanabilirliği, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan 6100 sayılı HMK’nin 312/1., Harçlar Kanunu’nun 22., Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddeleri gereği, davacının dava dilekçesinde belirttiği ve harcını yatırdığı değer üzerinden, davalının kabul beyanı ve payına isabet edecek muhdesat değeri göz önünde bulundurularak, harç, yargılama gideri ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücreti hakkında belirtilen kanun maddeleri ve tarife uyarınca hüküm kurulması gerekmektedir.
Somut olaya gelince; davalılardan … ve …’ın ortaklığın giderilmesi davasında muhdesat iddiası hakkında kabule yönelik beyanda bulunmadıkları, ancak 13.09.2014 tarihli ön inceleme duruşmasında davayı kabul ettikleri görülmüştür. Buna göre davalıların davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği kuşkusuzdur.
O halde; Mahkemece, yukarıda açıklanan 6100 sayılı HMK’nin 312/1., Harçlar Kanunu’nun 22., Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddeleri gereği, davacının dava dilekçesinde belirttiği ve harcını yatırdığı değer üzerinden, davalıların kabul beyanı ve davalıların paylarına isabet edecek muhdesat değeri göz önünde bulundurularak, harç, yargılama gideri ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücreti hakkında belirtilen kanun maddeleri ve tarife uyarınca hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalılar … ve … vekilinin yukarıda açıklanan temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.