Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/17574 E. 2020/2229 K. 25.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17574
KARAR NO : 2020/2229
KARAR TARİHİ : 25.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, … Köyü çalışma alanında bulunan ve 1971 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan çekişmeli taşınmaz bölümleri hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmış ve yargılama sırasında dava konusu taşınmaz bölümlerinin dava tarihinden önce 13.03.2013 tarihinde ihdasen Hazine adına kaydedilen 234 ve 422 parsel sayılı taşınmazlar içerisinde kaldıkları anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 422 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişiler Tahsin Pamuk ve Bengü Özcan tarafından tanzim edilen 26.01.2016 tarihli raporda (A) harfiyle gösterilen 12.644,91 metrekare yüzölçümündeki kısmı ile (B-1) harfiyle gösterilen 8.298,17 metrekare yüzölçümündeki kısmının tapu kaydının iptali ile son parsel numarası verilerek tarla vasfıyla davacı adına tapuya tesciline, çekişmeli 386 parselde kayıtlı taşınmazın aynı raporda (C) harfiyle gösterilen 17.446,11 metrekare yüzölçümündeki kısmının tapu kaydının iptali ile son parsel numarası verilerek tarla vasfıyla davacı adına tapuya tesciline, (B-2) harfiyle gösterilen 14.968,89 metrekare yüzölçümündeki kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 14.07.2016 tarihinde duruşmada tefhim edilen kısa kararda, fen bilirkişiler Tahsin Pamuk ve Bengü Özcan tarafından tanzim edilen 26.01.2016 tarihli raporda (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümü hakkında bir hüküm kurulmamış, aynı tarihli bir diğer duruşma tutanağında ise hüküm kurulan diğer taşınmaz bölümleri aynı kalmakla birlikte bu kez (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümü de eklenmek suretiyle karar verilmiş ve gerekçeli karar da bu kısa karara uygun düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 298/2. maddesi gereğince; “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” Mahkemece tefhim edilen kısa karar değiştirilemeyeceği ve dava dosyasında iki farklı kısa karar olamayacağı gibi, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış olması da isabetsizdir. Mahkemece, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması, adalete olan güven ilkesini zedelediği gibi Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı prensibine, yasa hükümlerine ve Yargıtay içtihatlarına da aykırı olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden Belediye Başkanlığına ayrı ayrı iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.