Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2020/374 E. 2020/1442 K. 04.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/374
KARAR NO : 2020/1442
KARAR TARİHİ : 04.06.2020

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle; “davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının yöntemince uygulanması” gereğine değinilmiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 12.03.2015 tarihli karar ile davanın reddine, çekişmeli 162 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş ve hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 18.04.2018 tarih 2018/1662-2738 Esas, Karar sayılı ilamıyla; Mahkemece, davalı tarafın dayandığı 13.08.1963 tarih ve 58 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği, davalı tarafın dayandığı tapu kaydının geldisi olan ve çekişmeli taşınmazı kapsadığı anlaşılan T.Sani 288 tarih ve 123 sıra nolu tapu kaydının maliklerinin … oğlu …olup, … mirasçılarından sadece ’in kendisine ait miras payının intikalini sağlayarak, miras payı olan nısıf tarlanın 1/12 payını 13.08.1963 tarih ve 58 sıra numaralı tapu kaydı ile davalı …’a sattığı, davalının pay satın aldığı bu kaydın son tedavül kaydı olup, sonraki tarihte başkaca tedavülü bulunmadığı, dosya içine getirtilen nüfus kayıtlarından, kayıt maliki … oğlu …’nın nüfusta kaydının olmadığının, …’in ise 1915 yılında öldüğünün anlaşıldığı, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarında, çekişmeli taşınmaza 1953 yılından beri davacı ve murisinin zilyet olduğunun, davalı tarafın çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetliğinin bulunmadığının ifade edildiği, bu haliyle; davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının; kadastro tespit tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 3402 sayılı Kanun’un 13/B-c maddesi gereğince, …dışındaki maliklerin payı yönünden hukuki kıymetini yitirdiği belirtilerek, davacının davasının kısmen kabulü ile taşınmazın 23/24 payının davacı, 1/24 payının ise davalı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine değinilerek bozulmuştur. Bozma ilamına karşı davalı … vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş ve mahkemece 19.06.2019 tarihli ek karar ile karar düzeltme isteminden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiş, bu kez davalı vekili tarafından söz konusu ek karar temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 19.06.2019 tarihli ek kararı, davalı vekili Av. …’a 30.07.2019 tarihinde tebliğ (daimi işçisine) edilmiş ve adı geçen vekil tarafından ek karar 09.08.2019 tarihinde temyiz edilmiş olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 29/son maddesi hükmü uyarınca Kadastro Mahkemeleri adli tatile tabi olmadığından ek kararın tebliğ edildiği tarih ile temyiz tarihi arasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432. ve 434. maddeleri ile öngörülen yasal 7 günlük temyiz süresinin geçtiği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, davalı vekilinin ek karar hakkındaki temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.