YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8264
KARAR NO : 2020/1035
KARAR TARİHİ : 26.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve bir kısım davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu … 302 sayılı parsel 26.375,23 m2 yüzölçümü ve tek katlı kargir ev depo ve tarlası vasfıyla davalılar adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı … Yönetimi vekili 28.11.2006 tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazın bir kısmının yörede yapılan ve kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sınırları içinde kaldığını belirterek bu kısmın orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;
Davanın kısmen kabulü ile …mahallesi 302 sayılı parselin dosya içerisindeki 1/25000 ölçekli harita bilirkişi krokisindeki (A) rumuzlu 1262 m²lik kısmının davalılar adına olan tapusunun iptali ile Devlet ormanı vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş hüküm davacı … Yönetimi ve bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kesinleşen tahdide dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilşkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 11.05.1989 yılında ilan edilen orman kadastro çalışması ve 1953 yılında yapılan tapulama çalışması vardır.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmaz tapuda davalılar adına kayıtlıdır. Ancak, dava konusu parsel üzerinde 2942 sayılı Kanun gereği … lehine şerh bulunduğu yine … adına kayıtlı olan pay üzerinde … Grup Köyleri İçme Suyu Birliği lehine haciz bulunduğu aynı şekilde …, …, … paylarında da hacizler ve … lehine şerhlerin mevcut olduğu görülmekle Orman Yönetimi taşınmazın tapu kaydında şerh sahiplerine husumet yöneltmeden dava açmıştır. Mahkemece, şerh sahiplerinin davaya katılımı sağlanmaksızın, husumet yaygınlaştırılmadan bunların yokluğunda dava görülüp sonuçlandırılmış olup, mahkemece verilen karar, usûl ve kanuna aykırıdır. Taraf teşkili, davanın görülebilme koşullarından olup, mahkemece re’sen (kendiliğinden) yapılması gereken işlemlerdendir.
O halde, dava konusu parsel üzerindeki şerh sahiplerinin davaya katılımları sağlanarak husumet yaygınlaştırılmalı, tarafların ileri sürecekleri delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu nedenlerle, belirtilen hususlar gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve bir kısım davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 26/02/2020 günü oy birliği ile karar verildi.