YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3303
KARAR NO : 2012/8536
KARAR TARİHİ : 29.03.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.000.00 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, müvekkilinin yönetimindeki motorsiklet ile seyir halinde iken karşı yönden gelen bir minübüsün arkasından davalının hatalı sollama yapmak suretiyle müvekkilinin şeridine geçtiğini ve kaza meydana geldiğini, müvekkilinin kaza sonucu yaralandığını belirterek haksız fiil nedeniyle davalı taraftan 3.000 TL manevi, motosikletin ve laptopun zarar görmesi, işten kalması ve tedavi nedeniyle uğradığı zarar karşılığı 1.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının iddialarının yersiz olduğunu, adli raporlarda davacının kaza neticesinde işe gitmesini engelleyecek bir yaralanmasının bulunmadığını, davacının ileri sürdüğü işleri alamaması ile kazanın illiyet bağının kurulamayacağını, kusur oranları yönünden yeniden inceleme yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, “davacı vekiline 1.000 TL maddi tazminat üzerinden kuruşlandırma dilekçesi verip karşı tarafa tebliğe çıkartmak üzere 10 günlük kesin süre verildiği, ancak davacının kuruşlandırma dilekçesinde talebini 3.165,00 TL’ye çıkarması üzerine, “harcı yatırılan 1.000,00 TL üzerinden kuruşlandırma yapılması, aksi takdirde talepleri yönünden davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği” hususunun ihtar edildiği, ara kararını yerine getirmediği anlaşılmakla “davanın açılmamış sayılmasına” karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir davada maddi olayları izah taraflara, hukuki niteleme ise hakime aittir (HUMK.md.76). Somut olayda haksız fiil nedeniyle, motosikletin ve laptopun zarar görmesi, işten kalması ve tedavi nedeniyle uğradığı zarar karşılığı fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1.000 TL maddi tazminatın tahsilini istemiş, talebin kuruşlandırılarak hangisi kaç lira istediğini açıklaması istenince motosikletin hasarı için 265,00 TL, laptopun zarar görmesi nedeniyle 600,00 TL, işten kalmasından dolayı 2.000,00 TL ve tedavi nedeniyle 300,00 TL istediğini açıklamış, toplam maddi tazminat miktarını 3.165,00 TL’ye çıkarmıştır. Mahkemece 1.000,00 TL üzerinden kuruşlandırma yapması istendiğinde ise “dava açılırken fazlaya dair haklarını saklı tuttuğunu bu nedenle talebini 3.165,00 TL’ye çıkardığını ” belirtmiştir.Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 83. ve ardından gelen maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini kısmen veya tamamen düzeltilmesine olanak tanıyan bir yoldur.HUMK.nun 87.maddesinin “Müddei ıslah suretiyle müddeabihi tezyit edemez” şeklindeki son cümlesi, Anayasa Mahkemesinin 7.11.2001 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 20.7.1999 tarihli kararıyla iptal edilmiş ve böylece, davadaki talep sonucunun kısmi ıslah yoluyla artırılması usulen olanaklı hale gelmiştir.
O halde, davacının amacının maddi tazminat yönünden talebini ıslah ederek artırmak olduğu kabul edilerek, ıslah dilekçesi vermek, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 27. maddesi son fıkrası uyarınca, “Harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, müteakip muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunur ” düzenlemesi gereğince harçı tamamlatmak ve dilekçeyi karşı tarafa tebliğ ettirmek üzere süre verilerek, sonucuna göre hüküm kurmak gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davacının hak kaybına yol açacak şekilde davanın reddi doğru görülmemiştir.Kaldı ki harcı yatırılarak usulüne uygun açılmış manevi tazminat talebi yönünden de davanın aynı gerekçe ile reddi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.