Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2009/5098 E. 2010/14629 K. 28.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5098
KARAR NO : 2010/14629
KARAR TARİHİ : 28.10.2010

Davacı Kurum, yersiz ödenen 33.559,37 TL ile bunun dava tarihine kadar işlemiş 23.818,52 TL işlemiş yasal faizi olmak üzere toplam 57.377,89 TL’nin tahsilini, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini ister.Birleşerek gelen dava dosyasının davacısı G.. Ç.. ise; yersiz aylık tahakkukuna ilişkin 14.08.2007 tarihli Kurum işleminin iptalini ve 2007/7. aydan itibaren ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle ödenmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının yurtdışından kesin dönüş tarihi 30.11.1999 alınmak suretiyle, asıl davada; 01.08.1994-30.11.1999 tarihleri arası dönemde davalıya ödenen 2.218,18 TL yersiz aylık ile, bunun dava tarihine kadar işlemiş 8.493,72 TL yasal faizi ile,asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Birleşerek gelen dava dosyasında ise, davacının 01.12.1999 tarihinden itibaren aylığa yeniden hak kazandığı için, aksi kurum işleminin iptaliyle, durdurulan ve ödenmeyen aylıkların 2007/7. aydan itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmün, asıl davanın davacısı(Birleşerek gelen davanın davalısı) olan Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve…..arafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
3201 sayılı Yasa uyarınca yurt dışında geçen çalışma sürelerini borçlanan ve 01.04.1994 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış olan davacının, …….yazıları gereğince 01.09.1994 tarihinden itibaren yurtdışında fiilen çalıştığı ve işsizlik sigortasından yardım alması nedeniyle, yaşlılık aylığı 01.09.1994 tarihi itibarıyla iptal edilmiş ve 23.09.1994–20.07.2007 tarihleri arası dönem yönünden yersiz aylık borcu çıkarılmıştır. Mahkeme ise,anılan merci yazıları gereği, yurtdışı çalışmasının ve işsizlik sigortasından alınan yardımların 30.11.1999 itibarıyla sona ermiş olması, dolayısıyla kesin dönüş tarihinin de 30.11.1999 olduğundan hareketle, uyuşmazlığı çözüme kavuşturmuştur.
Mahkemenin, kesin dönüş tarihi konusundaki hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Zira, kesin dönüşe esas alınan tercümesiz….. yazısı 09.11.1999 tarihli olduğu gibi, davacıya ait sicil dosyası içerisinde ki diğer merci yazıları da kesin dönüş tarihi konsunuda açık ve net değildir.
Bilindiği gibi 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 3. maddesinde yer alan, borçlanma isteminde bulunabilmek için yurda kesin dönüş yapılması gereğini öngören düzenleme, Anayasa Mahkemesi’nin 12.12.2002 günlü, 2000/36 E. 2002/198 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş, 29.07.2003 tarihli 4958 sayılı Yasanın 56. maddesiyle de, 3201 sayılı Yasanın 3. maddesinde bu yönde gerekli düzenleme yapılmıştır. Sıralanan hukuksal çerçeve karşısında, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının borçlanabilmeleri için yurda kesin dönüş yapma koşulu ortadan kalkmış olmakla birlikte, 3201 sayılı Yasa gereğince borçlanan Türk vatandaşlarına yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için,
a)Yurda kesin dönülmüş olması,
b)Tahakkuk ettirilen döviz borcunun tamamının ödenmiş olması,
c)Döviz borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması koşullarının hepsinin birlikte gerçekleşmesi gerektiğine ilişkin aynı Kanunun 6. maddesi hükümleri Anayasa Mahkemesince iptal edilmemiş olup ayaktadır.
Diğer taraftan, 3201 sayılı Yasanın 6. maddesinin (B) bendi hükümlerine göre, yurda kesin dönüş yapıp kendisine yaşlılık aylığı bağlanan sigortalı yurt dışında çalışmaya başlamış ise yaşlılık aylığı kesilir; yurda yeniden kesin dönüş yapanların aylıkları yeniden hesaplanarak ödenmeye devam olunur. Aylık bağlananlardan yurt dışına çıkanlar şayet çalışmamış iseler aylıklarının kesilemeyeceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Ne ki, yurtdışında işsizlik sigortasından yardım görenlerin fiilen çalışmışlar gibi değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin hukuksal gerçek de göz ardı edilmemelidir.
İzah edilen hukuksal gerçekler karşısında; davacının borçlanma işleminin geçerliliğine karşın, aylık bağlanabilmesi için 6. maddenin aradığı kesin dönüş koşulunun yeniden ve usulünce yapılacak araştırma sonucuna göre karar verilmesi gerekirken,eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı-birleşen dosya davalısı Kurum Avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.