YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16729
KARAR NO : 2013/8703
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlular aleyhine yürütülen takipte, İzmir 3.İcra Müdürlüğünün 2009/25 Tal. sayılı dosyası üzerinden 06.01.2009 tarihinde uygulanan haciz işleminde, borçlu ile ilgisi bulunmayan müvekkiline ait işyerindeki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı ortakları ile borçlular arasında organik bağ bulunduğunu, alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik işlemler yapıldığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre; haciz yapılan adreste en son davacı şirketin faaliyet gösterdiği, farklı tüzel kişiliklerin söz konusu olduğu ve dava konusu mahcuzların borçlulara ait olduğu yönünde kanıt bulunamadığından davanın kabulü ile mahcuzların davacı 3.kişiye ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, verilen karar dosyada mevcut delillere uygun düşmemektedir.
Dava konusu 06.1.2009 tarihli haciz işlemi davacı 3.kişi adına kayıtlı görünen işyerinde yapılmış ise de; dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davacı 3.kişi ve borçlularca aynı adreslerin kullanıldığı anlaşılmakta olup, borçlu şirket ortağı olan borçlular …,… ‘nin 3. kişi şirket yetkilisi ve ortağı olan …’nin anne ve babası olduğu, haciz sırasında hazır bulunan ve 3. kişi yetkilisi olduğu belirtilen … ‘nun daha önce borçlu şirketin çalışanı olduğu, dava dışı … Bankasınca borçlu şirket adına keşide edilen ihtarmanenin borçlu şirketin daimi işçisi sıfatıyla bu şahsa haciz adresinde tebliğ edildiği, 3.kişi şirketin borcun doğumundan sonra borçlu ortakları ile organik bağ içinde olan şahıslar tarafından kurulduğu, fiilen birlikte hareket edildiği, bu itibarla şirketler arasında organik bağ bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir.
Buna göre, İİK.nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu anlaşılmakta olup, aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin, güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacı 3. kişinin dayandığı faturalar ve diğer belgeler borcun doğum tarihinden sonraki tarihli olduğundan, bu belgelerle yasal mülkiyet karinesinin aksinin ispat edildiğinden de söz edilemez.
Öte yandan,aynı takip dosyasından 24.2.2009 tarihinde uygulanan haciz işlemiyle ilgili olarak, davacı alacaklı …Yönetim A.Ş. tarafından İİK’nin 99. maddesi uyarınca açılan ve tarafları aynı 3.kişi ve borçlular olan Bursa 4.İcra Hukuk Mahkemesinin 28.9.2010 gün, 2009/282 E., 2010/1045 K. sayılı dosyasından görülen davada, davanın reddi yönünden kurulan hükme yönelik olarak davacı vekilinin temyiz itirazları üzerine, Dairemizin 12.4.2012 gün, 2012/366-4545 E/K. Sayılı bozma ilamında da vurgulandığı gibi; davacı 3. kişi tarafından daha önce borçluya ait olan bir kısım mahcuzların ve fabrika binasının icradan satın alındığının beyan edildiği, haciz adresinde daha önceden borçlunun faaliyet gösterdiği, mahcuzların önceden borçluya ait olduğu, davacı 3. kişi ve borçlular arasındaki ilişkinin örtülü işyeri devri niteliğinde bulunduğu, alacaklıdan mal kaçırmaya
yönelik ve danışıklı devir işlemlerinin alacaklının haklarını etkilemeyeceği, İİK.nun 44 ve BK.nun 179. maddesi uyarınca, işletmeyi devralan 3. kişinin işletmenin borçlarından da sorumlu olduğu kabul edilmelidir.
O halde, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 10.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.