YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6321
KARAR NO : 2020/8272
KARAR TARİHİ : 07.10.2020
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümleri yeniden düzenleyen 18.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu’na eklenen geçici 7. maddeye göre, 5311 sayılı Kanun hükümleri Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.
2.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 364/2. maddesine göre, temyiz yoluna başvurma ve incelemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır. 6100 Sayılı HMK’nin 361/1. maddesi uyarınca ise, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 364/2. maddesinin atfıyla uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nin temyize ilişkin 366. maddesine göre; kıyas yoluyla uygulanacak olan istinafa ilişkin aynı Kanunun 343/3. maddesi gereğince, istinaf yoluna başvurma tarihi konusunda, yine aynı Kanunun 118. maddesi hükmü uygulanır. HMK’nin 118/1. maddesine göre ise; dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağından, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarihte de temyiz yoluna başvurulmuş sayılır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 81. maddesinde; ”Vekilin azli veya istifasınınn, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçrilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur.” hükmü, aynı Kanunun 83. maddesinde de; ”Vekil ile takip edilen davada, vekilin azli halinde vekalet veren, davayı takip etmez ve iki hafta içinde bir başka vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu halinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, davacı vekili Avukat …’ e 19.7.2020 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesi ilamı tebliğ edildikten sonra aynı vekilin 20.7.2020 tarihli dilekçesinde müvekkilin kendisini azlettiğini, tebligatı dilekçe ekinde iade ettiğini belirterek, bundan sonraki tebligatların Avukat …’ e yapılmasını talep ettiği görülmüş olmakla birlikte 6100 sayılı HMK’nun 81. maddesi ve 83. maddesi göz önüne alındığında azledilen vekile yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu, davacının diğer vekili olan Avukat …’ e yeniden tebligat yapılmasının yeni bir temyiz süresi bahşetmeyeceği anlaşılmaktadır.
Buna göre; Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edene 19.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği halde, temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra, 05.08.2020 tarihinde verilip kaydettirilmiştir.
5311 sayılı Kanunla değişik İİK.nun 364/2 maddesi ve 6100 Sayılı HMK’nin 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin SÜRE AŞIMINDAN REDDİNE, 07/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.