YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4496
KARAR NO : 2020/7472
KARAR TARİHİ : 23.06.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın eylemini eşine karşı silahtan sayılan bıçakla gerçekleştirdiği olayda, 5237 sayılı TCK’nin 86/3-a ve 86/3-e maddeleri kapsamında birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında TCK’nin 86/1 maddesince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmaması,
2) Eskişehir Devlet Hastanesinin 27.03.2015 tarihli tek hekim raporunda sanığın ”…sınır düzeyde mental kapasiteye sahip olduğu ve gözlem altına alınmasını gerektirecek akıl hastalığının olmadığının…” belirtildiği, mahkeme tarafından sanık hakkında yapılan gözlemde iletişime kapalı bir durum sergilediği, savunması boyunca ısrarlı sorulara ancak kısa ve tek kelimelik cevaplar verdiğinin tespiti karşısında, sınır düzeyde mental kapasiteye sahip olan sanığın suç tarihinde 5237 sayılı TCK’nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının, suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olup olmadığının veya önemli derecede azalma olup olmadığının tespiti için tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden, üniversite hastanelerinin ruh sağlığı ve hastalıkları ana bilim dalı başkanlıklarından ya da Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan rapor aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik incelemeyle mahkumiyet hükmü kurulması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın dikkate alınmasına, 23.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.