Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/3467 E. 2012/3436 K. 26.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3467
KARAR NO : 2012/3436
KARAR TARİHİ : 26.04.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Zilyetliğin korunması

… ile …ve müşterekleri aralarındaki zilyetliğin korunması davasının reddine dair Dereli Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 04.10.2010 gün ve 127/316 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … dava dilekçesinde; annesine ait olup hakkında annesine ait vergi kaydı bulunan bir parça taşınmazın davalı … tarafından kullanılmakta olup, …’ın annesinden gelen hakkını kullanmasına engel olduğunu açıklayarak davalının müdahalesinin önlenmesini istemiştir.
Davalı … 24.01.2009 tarihinde vefat etmiş olup mirasçılarından … 20.07.2009 tarihli oturumda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine ; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK.nun 683 ve devamı maddelerinde düzenlenen tescili talep etme hakkı doğan zilyedin müdahale edene karşı açmış olduğu ayni hakka dayanan elatmanın önlenilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Dereli Kadastro Müdürlüğü’nün 25.10.2011 tarih ve 2591 sayılı karşılık yazısında, dava konusu taşınmazlar hakkında 127 ada 2 ve 134 ada 3 parsel numarası ile tutanak düzenlediği ve taşınmazların davalı olması nedeniyle malik hanesi boş bırakılarak kadastro mahkemesine gönderildiği bildirilmiş, tutanak örneklerinin incelenmesinde davalı olması nedeniyle malik hanesinin boş bırakıldığı saptanmıştır.
Dava konusu taşınmazlar hakkında, davanın açıldığı 24.07.2008 tarihinden sonra ve karar kesinleşmeden önce 127 ada 2 ve 134 ada 3 parsel numarasıyla 12.09.2011 tarihinde kadastro tutanağı düzenlenmiş ve taşınmazlar davalı olduğundan tutanaklar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5.maddesi uyar o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar Kadastro Mahkemesine re’sen devrolunur ” hükmüne yer verilmiş yine kanunun 26/son maddesinde de Kadastro Mahkemesinin yetkisinin her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği günde başlayacağı düzenlenmiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen göz önünde bulundurulur. Bu durumda mahkemece açıklanan kanun hükümleri uyarınca; ayni hakka dayanan meni müdahale isteği hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli Espiye Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün 6100 sayılı …nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.